Anarşistler toplumun siyasi organizasyonunun en ideal hali için gereken koşulların, hükümet fonksiyonlarının en aza indirildiği zaman sağlanabileceğin savunurlar. Toplumun nihai hedefi hükümetin fonksiyonlarını tamamen ortadan kaldırmaktır - hükümetsiz topluma, yani an-arşi'ye

Rudolf Rocker

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - otonomX

Saddam: heykelleri yıkılmış bir adam Yazar : Kemal Torlak

Haber bültenlerinde önceden arada bir 'az sonra' naralarıyla anonsa edilmese de, ABD'li bir yetkili tarafından, birçok kişinin aklındaki az sonralık haber verildi sonunda: 'O'nu yakaladık!' Hiçbir yerde ele geçirilemeyen anfibik silahlar, bütün aramalara rağmen, Saddam'ın ağzındaki bakteriler arasında da bulunamadı ama, başta Bush olmak üzere, dünyanın efendilerinin 'namusları' bir kez daha temizlendi. Babil'in Asma Bahçeleri'nin bulunduğu toprakları viran bağlara çevirerek, dünyaya nasıl bir kudrete sahip olduklarını gösterdiler.

O kudret çok iyi bildiğimiz bir kudrettir. Sadece Naziler'in değil bütün bir adaletsiz sistemin temerküz kamplarında yani fabrikalarda, kışlalarda, hapishanelerde, okullarda, hastanelerde, laboratuarlarda ve daha birçok yerde insanları ve doğayı kendi uygarlık anlayışlarının birer deneği ve kurbanı olarak 'işlemden geçirdiler'. Yani katlettiler ya da denetlenebilir, yönlendirilebilir hale getirmeye çalıştılar. Nazilerin tek farkı tahakkümün gerçeklerini hiç yüksünmeden hayata geçirmeleri ve göstermeleriydi. İnsanlığın vicdanına 'Autswich varsa Tanrı yoktur!' dedirten zulmü, Sosyal Darwinizm'in/ırkçılığın arsız gerçeği olarak, gururla hayata geçirmeye çalıştılar. Yıkımları da bundan oldu. İzleyicileri de 'Hiroşima, Halepçe ve daha birçok örnek vardır; olacaktır ve Tanrı biziz!' diyorlar. İnsanlık çıldırır, tahakkümün olmadığı bir dünya özleminden kopar ve vicdanını yitirirse eğer, böyle demeye de devam edecekler. Kurban törenleri için özgürlük aşıkları yetmediğinde, canavarlaşmış eski müttefiklerini adak olarak kullanacak, savaşın Noel sofrasında tüyleri yolunmuş Saddamlar'ı servis edeceklerdir.

Namus, normatif ahlakın değerlerinden ve kavramlarından, mevcut düzenin can simitlerinden biridir. Her sıkışma anının ardından bir �namus kurtarma operasyonu' gerçekleştirilir. Bu seferki operasyonun yeri Irak, kurbanı da Saddam oldu. Önce devrildi ve heykelleri yıkıldı. Sonra da yakalanıp hapse tıkıldı. Yontulmuş sembolleri şanlandırmıyor artık meydanları. Türkiye'deki de dahil, bütün hakim medya �heykelleri kadar bile dayanamadı' manşetleriyle, gazabına uğramaktan korktukları büyük efendiye yalakalık yapıyor. Heykellerinden daha çok dayanabilmiş bir diktatör yaşamış mıdır yeryüzünde? O yontulmuş adam sembolleri otoritenin anıtlarıdır. O sembol, o kişinin değil, otoritenin ve onun edepsizliğinin sembolüdür. O'nunkiler yıkıldı. Ama O'nunkini yıkanların anıtları dünyanın birçok meydanını işgal etmeye devam ediyor. Böylece korkularını bastırarak kendilerini ölümsüzleşmiş hissediyorlar. Toprağın üstüne yığdıkları beton ya da metalle özgürlüğü bastırdıklarını sanarak tatmin oluyorlar. Yıktıkları adamın ve yıktıkları abidelerinin yerlerine yenilerini koyuyorlar. Tiranlıkların tapınma günlerinde sarsılmaz sandıkları güçlerini göstermek ve insanları tapınmaya zorlamak için, putların/totemlerin yenilerine her zaman ihtiyaçları olacak. Yeni Dehakk da insan beyniyle beslenmeye mahkum olacak iktidarını sürdürebilmek için. Ama insan bu; sağı belli olsa da solu pek belli olmaz. Beşerdir; bir de bakarsın şaşar. Beynini sakatatlıktan, gönlünü tutsaklıktan kurtarmak isteyiverir. Hafızasının nisyan ile malul olması baskın çıkmaz her zaman. Bazen hatırlayıverir insanların köle, ırgat ve amele olarak boyun eğmediği zamanları. Herhangi bir tercihinden / farklılığından, norm dışılığından dolayı gördüğü zulme, dışlanmaya, aşağılanmaya karşı çıktığı zamanları. Çünkü yüreği de hayırlı bir isyan ile maluldür. Atatürk'ün söylemediği birkaç cümleyle bitireyim sözlerimi: Köleliğimizin diyeti olarak vaat ettiğiniz cennettense, özgür kişiler olarak, viran bağlarda yaşamayı tercih ederiz! Dünyanın başına bela olan uluslararası derin devletin namusunun kurtarılmasından da, kurban ayinlerinizden de, putlarınızdan da bıktık. Efendiler; biliniz ki, daha yıkılacak çok heykeliniz var! Muhtaç olduğumuz kuvvet zulaladığımız Ludith balyozlarında ve Mansur'un teniyle sarmalanmış asi yüreklerimizde mevcuttur!

  Etkinlik Takvimi
Ekim
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031     
Eylül Kasım


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Yunanistan İsyanı
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : Ay Carmela - Rosa Leon
Diğer

  Linkler
Türkçe Metinler
Anarşist Bakış
Anarşist Yazın
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız