Kadının gelişimi, bağımsızlığı özgürlüğü kendisinden gelmelidir. İlk olarak kendisini bir seks objesi değil, bir kişilik olarak ortaya koymalıdır. İkincisi, hayatını basit, fakat zengin ve derin kılarak; kendi bedeni üzerinde başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koymalı, istemediği sürece çocuk yapmamalı, tanrının, devletin, kocasının, ailesinin bir kulu olmaya karşı çıkmalıdır. Bu da hayatın tüm karmaşıklığını ve özünü anlamaya çalışarak, yani kendini toplumun fikirlerinden ve yargılarından özgürleştirerek olur.

Emma Goldman

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Apolitika - Sayı 1

Anarşizmin simgeleri Yazar : İzzet İkram

Dünya anarşist hareketi düşünsel çeşitliliğini pek çok simge ve amblemle ifade etmektedir. Bürokratik örgüt amblemlerinin tersine sokaktaki militanların yarattığı ve değişik yaklaşımlarla özdeşleşen bu simgeler neredeyse kendi başlarına bir yeraltı ikonografisi oluşturur hale geldiler. Bunların birçoğu anarşist hareketin yıkıcı ve şenlikli, duygusal ve alaycı, ve hepsinin üstünde lümpen (evet, lümpen, bunu da kabul ediyoruz) karakterini yansıtıyor. Belki bu kadar yaygınlaşmalarının nedeni de bu. Her neyse işte bu simgelerden birkaçı:-

Kara Bayrak: Kara bayrak anarşizmin en eski simgesidir. Sırf kara renk olarak daha çok anarko-komünistler tarafından kullanılmaktadır. "Renklerin dışında" bir renk olarak kara karşı çıkışı, reddedişi, yıkıcılığı ifade eder. Tarih boyunca kara renk düzen karşıtlığıyla bir tutulmuştur (belki rastlantı, belki değil). Orta Çağ'da eşitlik yanlısı, heterodoks tarikatların çoğu Kilise'nin kötülükle özdeşleştirdiği kara rengi seç-
mislerdi. Tasavvufun heterodoks akımlarında da kara renk yıkıcılığı anlatır. Bayrak da hem duygusal bağlılığı hem de birliği ifade eder. Ancak kara bayrak bir parti ya da örgütün değil başkaldırının bayrağıdır.

Kara ve Kızıl: Anarko-sendikalistlerin bayrağıdır. Anarşizmin karasıyla aktif, enerjik bir renk olan sendikalizmin kızılını bir arada kullanan yalnızca anarko-sendikalistlerdir.

Kara Gül: Nispeten yeni bir simgedir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren daha çok anarşist kadın hareketi tarafından kullanılmıştır.

Tahta Pabuç ya da Sabot: Amerikan işçi hareketinin ilk yıllarında çok kullanılmış bir simgedir, işçiler grev ve fabrika işgallerinde "sabot" denilen tahta ayakkabılarla makineleri kırarlardı. Sermayeye karşı direnişin araçlarından biri olan SABOTaj terimi buradan gelir. Tahta ayakkabı 1930'larda anarşist yayınlarda 'sıkça kullanılmış, günümüzdeyse anarko-sendikalizmin ve genelde işçi hareketinin gerilemesiyle unutulur olmuştur.

Vahşi Kedi (Wildcat): Bu da Amerikan kökenli bir simge ve deyimdir. Yırtıcılığı ve ele geçmezliğiyle rağbet görmüş ABD işçi hareketinin ilk yıllarında "Wobblies" adıyla da bilinen anarşist sendikal federasyon International Workers of the World (IWW) tarafından kullanılmıştır. Sabotaj, işgal gibi yöntemlere başvuran, yasadışı işçi direnişlerine "wildcat strike" (vahşi kedi grevi) adı verilmiştir. Günümüzde anarşistler kadar bazı sosyalist gruplar da bu simgeyi kullanmaktadır.

Kara Adam: Baştan aşağı kara giysilere bürünmüş, cebinde gülle bombasıyla dolaşan bu kişiliğin kökeni 1830'lann İtalyan bağımsızlık mücadelesine uzanmaktadır. O zamanlarda İtalyan ulusal birliği için savaşan radikal örgüt gizli Carbonari Federasyonu üyelerini anlatırdı. Carbonari işgale karşı sayısız ayaklanmalar ve suikastlar düzenlemiş ve havan topuna benzer silahlar fırlatılan gülle tipi el yapımı bombaları sıkça kullanmıştır. Carbonari İtalyan birliğinden sonra da tahakküme karşı mücadeleyi sürdürmüştür. 19. yüzyıl sonlarında anarşist "eylemli propaganda"nın doruk çağında anarşizm terörizmle bir tutulmaya başlanınca anarşistler de cebinde bombayla dolaşan gizli konspiratörler gibi düşünülmeye başlanmış ve bu karikatür ilk olarak anarşinin karşıtları tarafından kötüleme amacıyla kullanılmıştır. Ne var ki anarşistler -kendi kendilerine alaya almayı pek sevdiklerinden- bu simgeyi hemen benimseyivermişlerdir. 1970'lerde Roberto Ambrosoli'nin Rivista A adlı dergide yarattığı Anarchik adlı çizgi roman karakteri bu simgenin daha da popülerleşmesinde rol oynamıştır.
Kara Adam Türkiye'de yayımlanan ilk anarşist dergi olan Kara ile ülkemize geldi, zamanla teşbih taşımaya başladı, sigaraya alıştı ve eni konu yerlileşti Bu arada erkek bir simge olduğu için hayli eleştiri 'aldı. Ne var ki anarşist kadın hareketi kendi simgelerini yaratana kadar revaçta olacak gibi.

Yıldız, yumruk ve diğer simgeler: Mücadeleyi, birliği ve kararlılığı ifade eden sıkılmış yumruk solun tüm eğilimleri yanında anarşistlerce de kullanılmış bir simgedir. Zaman zaman bazı çeşitlemeleri yapılır. Avucunda bir gül tutan sıkılmış yumruk dayanışma sembolüdür. Bir tüfeği kıran iki yumruk amblemiyse anti-militarist propagandada kullanılmıştır.
Daha çok sosyalistlerce rağbet gören beş uçlu yıldız da kimi zaman karaya boyanarak anarşist ikonografide yer alır. Son yıllarda birçok deneme yapılmış, yeni simgeler bulunmuşsa da bunlardan bir tek Fransa'daki Federation Anarchiste'nin 1981'de seçimlere karşı düzenlenen bir festivalde kullandıkları zinciri kıran üçgen uluslararası planda yayılabilmiş, ama hiçbiri çember içindeki A'nın yaygınlığına ulaşamamıştır.

Daire içindeki A günümüzde anarşizmin en yaygın simgelerinden biridir. Dünyanın her köşesinde otoritenin burnu dibine çiziktiriliveren bu amblem hala bir yerlerde birinin olup bitenlere karşı çıkmayı sürdürdüğünü, en azından böyle bir niyet beslediğini gelen geçene hatırlatır. Swastika, orak-çekiç ve barış işaretiyle birlikte dünyada en yaygın işaretlerden olan A sanıldığının aksine pek eski ve geleneksel bir simge değildir. Bırakalım 19. asır anarşistlerini 1960 öncesi anarşistler için bile yabancıdır.
Bu işaret ilk kez Fransız anarşistlerinin yayımladığı JEUNESSE LlBERTAIRE adlı dergide kullanılmıştır, ilk yayınlandığında pek rağbet görmemişti bu işaret.. Ama iki yıl sonra Milano'da kullanılmaya başlandı. 1968 ayaklanmasından sonra anarşizmin yeniden hayat bulmasıyla birlikte bir arada yayıldı. Kimileri bunun aslında çok eski bir sembol olduğunu ve son zamanlarda yeniden keşfedildiğini söylerlerse de bunu destekleyecek bir kanıt bulunamamıştır. Bilinen şu ki işaretin yalınlığı ve basitliği yaygın kabul görmesine yardımcı olmuştur.
Özellikle A harfi bu simgenin yaygınlaşmasında rol oynamıştır. Bütün dillerde anarşi A harfi ile başlamaktadır. Bu anlamda daire içindeki A enternasyonal dayanışmanın da ifadesi olmaktadır. Kimilerine göre salt bir propaganda işareti kimilerine göreyse anarşizm içindeki tüm çok çeşitlilik ve eğilimlerin birliğini gösteren ortak bir simgedir. Bazı çeşitlemeleri de vardır. Örneğin anarko-feministler kimi zaman bu işareti feministlerce de kullanılan biyolojik kadınlık simgesiyle birlikte çizmekte, bazı eko-anarşistlerse etrafına yapraklar serpiştirerek kullanmaktadırlar.
Bunun yanı sıra daireden taşan A ise daha çok anarko-punk'lar ve underground heavy metal grupları tarafından kullanılmaktadır.

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

y018
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : Hijos del Pueblo
Diğer

  Linkler
Radikal Karar Anı Forum
Sanal Molotof
Taçanka
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız