Çocuklarınıza bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretin. Toprak bizim anamızdır. Ve toprağa tükürülmez. Toprak insana değil, insan toprağa aittir. İnsan hayat dokusunun içindeki bir liftir sadece... Beyaz adam neyi satın almak istiyor? Gökyüzünü ve toprakların sıcaklığını mı? Koşan antilopların çabukluğunu mu? Biz size bunları nasıl satabiliriz? Ve siz nasıl satın alabilirsiniz?

Seattle (Duwarmish Kızılderilisi)

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Ateş Hırsızı - Sayı 1

Zaffaraya Yazar : Çeviri: Ateş Hırsızı

Zaffaraya Sakinleri Açısından, Konut, Kültür ve Yaşamın Sefaleti Üzerine Birkaç Görüş
Kültür nedir? Kültür, kitapların, resimlerin, senfonilerin, film ve oyunların üretim ve tüketimi ile noktalanan bir şey değildir. Bizim kültürden anladığımız, içinde insanların yüz yüze gelebileceği, her türlü mekânın yaratımı, birlikte düşünmeye ve birlikte varolmanın tüm sembollerine atılan bir adımdır. Varlığımızın ve fantazilerimizin göstergesi, kendimiz olmamızı engelleyen şeylerin ortadan kaldırılmasıdır, kültür yaşamdır.

Bize sunulan "uygarlaştırılmış" kültür, yalıtılmanın ve yalnızlığın, başarı düşüncesinin, tüketim ihtiyaçları yaratmanın, yaşamımızın temellerini yıkmanın, hayal ve ihtiyaçlarımızı yadsımanın kültürüdür. Bu tüketim kültürü kendini çevremizin yok olmasında olduğu gibi ortak düşüncenin yok olmasında da (dayanışma yerine herkes herkese karşı) ortaya koyar. Ancak, üçüncü dünya denilen ülkelerin kıtlığı ve sömürüsü sayesinde işlevini sürdürmektedir. Refah bizi, çevremiz üzerinde düşünmekten alıkoyduğunda, kültür hiçbir değişikliğe uğramaksızın kalır. Kendi kendimizi bulmanın ve hayallerimizi gerçekleştirmenin bir olanağı olacağı yerde, baskının etkili bir aracı haline dönüşür.

Bu sistemin, sürekli kıtlık, savaş ve umutsuzluğu beraberinde getiren kaotik ve asosyal gelişimi, israfın boyutları, toprağı yiyeceğin, bilginin ve ihtiyaçların adaletsiz özelleştirilmesi (kaos ve düzensizlik), gittikçe daha çok insan için başka yaşam biçimleri gereksinimi doğuruyor.

Sistemin baskısı
Bu anonim ve yabancılaşmış yaşam içinde, gelişme çağındaki insanlar okul ve askerlik dolayımı ile iş hayvanı olarak kullanılma ihtiyacını karşılamak üzere sistemin bir üyesi olmaya zorlanıyor.

İnsani eğilimler, ödül ve ceza, iş ve işsizlik, ekonomik kariyer ve hiçlik ile terbiye edilerek insanlar birer kukla gibi tahakkümcü gelişime uyumlu olmaya zorlanıyorlar. Servet, erk ve statü insanların gözlerini boyamak için kullanılıyor. Gündem, entellektüel, biyolojik ve psikolojik fuhuştan oluşuyor.

Barınma sorunu üzerine
Ucuz konutların ortadan kalkmasının sorumluları yalnızca özel spekülatörler değildir. Devlet de gerek konut fonları gerek emeklilik fonlarıyla daha fazla paranın gayrimenkul piyasasına aktarılmasına neden olan kiraların daha da yükselmesine yol açıyor. Kira felaketi, yalnızca eğitim sürecindeki gençleri, emeklileri, yarım gün çalışanları, ve kalabalık aileleri kapsamakla kalmayıp, normal kazancı olan kişiler için de ağır bir yük haline gelmektedir.

İş ve boş zaman arasındaki suni ayrım, imgelem yetisini baskı altına almaya, girişimi önlemeye, toplumumuzun can alıcı meselelerinin yönünü değiştirmeye yarayan bir eğlence (tüketim-kültür) endüstrisinin yaratımına olanak sağlar.
Bu toplumun temeli ve dayanağı çekirdek ailedir. Bu, izole, ayrımcı, hatta cezacı sosyal normlara uymayan genellikle gettolara itilirler. Bu durumda uygun olarak konutların çoğu üç odadan beşe kadar ya da sadece tek odalı olarak düzenlenmiştir. Konutların yapıları halkın sosyal ve kültürel denetimini kolaylaştırıcı bir rol oynar. Semt merkezlerinin ve özgül alanların yıkımında da (Bern, Vilette, Matten-hof, Ouartierhof, scheibenstrasse, Waf-fenvveg, AJZ, Freiburgstrasse, Zaff Zaffaraya vd.) aynı amaç yatmaktadır.

Bu küçük grup mantalitesi aile üyelerine ya da arkadaşlara olan duygulan ve dolaysız sorumlulukları sınırlamaktadır. Tahakkümcü patriyarkal düşünce yapıları, aynı zamanda bütünleyici olması gereken duyguların ve gerçek ihtiyaçların bulunduğu birliktelik kavramı yerine, başarı, iktidar ve düz mantıkla koşullandırılan istemler dayatıyor. Bu durum, kendi kendisine, diğerlerine, çevreye ve doğayla alt üst olmuş ilişkilere karşı ahlaki bir yabancılaşmaya varır. Sorumluluğun yerini güçsüzlük alır.

Sonuçları:
- Ekonomik dengesizlik ile yaşamı tehlikeye sokan felaketler (ormanların ölümü, kirlilik)
- Tahakküm teknolojileri (atonomik, informatik ve genetik)
- Belirli bir azınlığın yaşam düzeyini olanaklı kılmak için, insanların çoğunluğu üzerine yapılan baskı ve sömürü.
Bütün bunlar özgürlük, düzen ve ilerleme adına rasyonel, mantıklı ve gerekli olarak izah edilmeye çalışılıyor. Ancak şu sorular hâlâ kendini dayatıyor:
- Sosyal barışı alaşağı eden kimler?
- Zorbalar kimler?
- Cehaletin, edilgenliğin ve çürümenin öğreticileri kimler?
- Duyguları ve insanlığı sersemleten ve onlara baskı yapan kimler?

Sistem insanlara çirkin olana tahammül etmesini öğütlüyor. Eğer herkes kendi sözlerine ve ilişkilerine sıkı bir sansür uygularsa, sansür gerçekten kazanacak.
Kendi yaşam temellerini anlamsız bir servet, çirkinlikler ve tahribat içinde noktalamış olan bir kültür, delice bir duyarsızlığın uç noktasına ulaşmıştır ve köklü bir değişim gereklidir.

Perspektifler
İnsanların diğer insanlar ve doğa üzerindeki tahakkümü insanlığın ve doğanın tahribatı demektir. Ancak tahakkümün yok edilmesi bir gelişme olabilir ve insan olma durumu gerçeklik kazanabilir.

Tekniğin ve mülkiyetin mutlak özgürlüğü ile olan ilişkilerimizi parçalamayı denemek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Tüm şeylerin bağımsızlığına ihtiyacımız olduğunu kavramaya başladık: Havanın, suyun, bitkilerin, hayvanların ve insanların; yaşamın sunduğu bütün bir örüngünün. .

ZAFFARAYA
Zaffaraya (daha sonra Zaffaraya Otonom Cumhuriyeti adını aldı) 1985 yılında Bern'de kurulmuş bir otonom yerleşim alanıdır. Zaff adlı otonom kültür merkezinin kapatılması üzerine, sakinleri Aare nehrinin aşağısında, çöp ve enkazla dolu eski havagazı işletmesi arazisini işgal ettiler, çadırlar kurdular, kışa doğru da hava şartlarına dayanıklı kulübeler yaptılar. Enkaz temizlendi, asfalt söküldü, orman temizlendi ve iyileştirildi. Çadır kampı giderek büyüdü ve bir köye döndü. Bu köyün içinde bir çardaklık, bir açıkhava sineması, birçok bahçe, çocuklar için kaydırak, bir atölye ve bir ahır (tavuk, keçi ve domuzlar için) bulunuyordu. Böylece doğayla birlikte bir yaşamı, tahakkümsüz ve 'öz-insiyatife dayanan bir yaşamı mümkün ve zorunlu kılan bir özgür mekân yaratılmış oldu. Zaffaraya'nın kendisi de henüz tamamen belirli iktidar yapılarından kurtulmuş olmasa da...

87 Nisanı'nda Bern belediye meclisi Zaffaraya'nın boşaltılması kararını gönderdi. Zaffaraya sakinleri 10 günlük süreyi kaale almadılar ve Bern ev işgalcileri çevresiyle ortak bir şenlik programı düzenlediler. Verilen konserlerde polis şefi Albisetti için özel şarkılar bestelendi. Barenplatz’da (ayılar meydanı) Spagetti sofrası kuruldu, masanın etrafında toplananlar "Bir kere Albisetti'ye yüz defa Spagetti tercih edilir" sloganıyla yemek yediler. Zaffaraya'nın açık hava sinemasında, Zaffaraya düşüncesine yakın içerikli politik filmler gösterildi. Örneğin "Öfke ve Şefkat" adlı filmde gezginci bir aile ve hergün karşılaştıkları baskılar anlatılıyordu.

Böylelikle Zaffaraya'ya olan dayanışma arttı ve belediye üzerinde bir kamuoyu baskısı oluştu. Belediye Meclisi bir görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Görüşmede Zaffaraya'lıların önerdiği plan, köyü kok kömürü hangarının yerine çekmeyi ve nehir kıyısını da koruma bölgesi ilan etmeyi önerdiler. Fakat Belediye ve Polis şefi Zaffaraya'nın boşaltılmasında direttiler.

Polis şefi Albisetti Bern'deki diğer otonom mekânların kapatılması, eşcinseller kampının yasaklanması, Çernobil'i protesto gösterisine polisi saldırtması ve yeni sokak müziği kararnamesi ile meşhur Avrupa'da çok yaygın olan sokakta müzik yapmayı hizaya sokmaya çalışan bu kararnameye gören Bern'de ancak iki müzisyen bir defaya mahsus olmak üzere ve belli aralıklarla sokakta müzik yapabilecekmiş.
Banal dergisinin 87 Mayıs sayısından özetlediğimiz bilgilerden sonra bugün bildiğimiz, Zaffaraya'nın artık olmadığı, fakat yerini Şehir Bahçeciliği adlı başka bir mekânın aldığı.

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

y009
Diğer
Video : chumbawmba - ciao bella (video)
Diğer
Müzik : Cancion Popular Anarkista
Diğer

  Linkler
Radikal Karar Anı Forum
Kara-Kızıl Forum
Koyaanisqatsi Fanzin
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız