Milliyetçilik alçakların son sığınağıdır.

Samuel Johnson

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Apolitika - Sayı 1

Bir showman'in günlüğü Yazar : Mehmet Öztürk

İki perdelik oyun

2-5-1992
Yüksekokul bitirmemiş birçok genç insan aşağılanmanın, hakaretin, küstahlığın, kibirin, dayağın acımasız koşullarında kişiliksizleştiriliyor. "Eğitim" görmemiş olmanın bedeli dayak oluyor. Yaşamlarının en verimli anı, hükmeden olabilme kaygısıyla sürüyor. Çünkü, hükmeden olmak çok boyutlu bir gerçeklik onlar için. Cinsel dokundurmalar, kuvvet, küfür vb. unsurlarla kendi yaşamlarındaki kolaylıklara kaçıyorlar. Eziyorlar, dövüyorlar, nedensiz... Fırsat bulduklarında ezilenler de eziyorlar. Ezilen olmaktan bu yolla kaçmak istiyorlar. Emir altındaki erleri döven çavuşlar, kısa/uzun dönem ayrımında kendi erlerini koruyorlar, kısa-dönem erler, eğitimli, yüksekokul mezunu! Bu ayrımla bir düşmanlık daha yaratılıyorlar zaman içinde.
Sinemada, Sinan Çetin'in bir filmini izlemiştim: 14 Numara. Çavuşlar, özellikle doğulu çavuşlar kendi emrindeki erleri koruma noktasında, filmdeki Hakan Balamir'in rolünü üstleniyorlar. Onlar, dayak atmanın zorunluluğunun sıkıntısını belki bir an için daha açık hissediyorlar. Erlerin yanaklarını okşamak, onlara dokunma biçimleri, pezevengin işlettiği kadını sevme biçimine çok benziyor. Şiddet ve yumuşama anları filmle müthiş bir benzerlik gösteriyor.

5-5-1992
Uzun dönem erlerde cinsel açlık daha belirgin. Bu, davranış ve sözcüklere yansıyor. Kısa dönemler dirsek temas aralığı hizaya girerken, uzun dönemler" cinsel temas aralığı" hizaya getiriliyorlar.
Hoşgörüsüz, son derece katı cinsellik eğitimle genç insanlara veriliyor. Sözgelimi, marlarda, anaların evlat doğurması, babaların havancı yetiştirmesi gerekliliği. Erkek evlat olma üstünlüğü, küfürler ana-avrat.

30-5-1992
Askeriyede "vukuat" kelimesinin özel bir anlamı vardır. Disipline uygunluk, itaat birincil dereceden önemlidir, kıyafette küçük bir sökük, nöbette kaytarma, hafifseme vukuat almaya yeterlidir. "Senin askerliğin bitmez" cümlesi de vukuatla ilgili söylenmiş bir sözdür. Bu anlamda vukuat alıp almamak belirleyici değildir. Sonuçta, bu sözle askerliğin yaşam boyu devamlılığı istenir. Askerlik içinde, askerliği nizami şekilde bitirmek bu sözle vurgulanırken, sivil hayat içinde de bu askerliğin daha farklı, fakat içerik olarak aynı devamlılığı istenir..
Bu durum aile ve birey arası ilişkilerde daha belirginleşir. "Siz babanızın karşısında böyle mi duruyorsunuz" sözü, askerlikte bir 'hazır ol' komutunda "keyfiliğe" göre söylenmiş bir sözdür. Böylece, buradan da aile için bir reçete çıkartılır. Çocuklarınızı disiplinli yetiştirin. Saygılı, itaatkar olsunlar. Sorulara makul ve mantıklı cevap versinler ve başlarını emme basma tulumba gibi sallasınlar.

"Babanızın karşısında hazır ol durun"

3-6-1992
"Sıralama" kafamı karıştırıyor. Eğitimdeki şiddet, dayak, erkek egemenliği hangi kurumlarda öncelikli geliştiriliyor? Devlet ve ordu ailenin eğitimdeki rolünü ön plana çıkarırken aslında "ev" sahipliğini kendisi yapıyor. Ailenin eğitimdeki payı asıl orduda belirleniyor. Yüksekokulu bitirmeyenler askerliklerini uzun dönem, yani 18 ay olarak yapıyorlar. "Eksik eğitim"in faturası aileye yükleniyor. "Sıralama"da hangi kurum ilk suçlu? Gençler 18 ay askerlik yapıyor. Sevgi, şiddet bu kurum içinde şekilleniyor. Marşlar, komutlar, eğitim, dayak insanları standartlaştırıyor. Ve bu gençler askerlik sonrası evleniyor, aile kuruyor. Askere gelirken de o kurumdan gelmişti.
Toplumun ahlak sıralaması da bu kısırdöngü içinde gidip geliyor. Evleniyor, iyi bir "erkek", iyi bir "aile babası", "aile reisi" oluyor. Ordu "BA-BA"lığını gösteriyor: Erkek döllüyor.

26-6-1992
Hayatımın hiçbir döneminde kendimi "sıfır konumunda" hissetmemiştim. İnsan değerinin, kişiliğinin sıfır olduğu bir konum. Bu farklı konumun yaşantım üzerine etkisi olacak şüphesiz. Sıkıcı/stresli, gergin günler... Erler gündelik yaşamlarında karşılığını hiç bulmayacakları kavgaları burada yapıyorlar. Gergin ortam bu sonucu yaratıyor, kavgasız tek bir gün yok. Öte yanda; tavuğu, sağ elle bıçakla kesen eller, insan duygularını hiçe sayanlar erleri aşağılıyor, hakaret ediyor ve dayat atıyor. Gündelik hayattaki "incelikleri" burada kendini kaybediyor. Burası bir arena. Vahşi bir arena... en ufak yanlışın bedeli ere ödetiliyor. Dayak yiyenler dar gelirliler oluyor, savaş giderlerine ayrılan paraların büyük kısmı bu insanların vergilerinden çıkıyor.

18-7-1992
Şiddet... Şiddetin başlangıç, ilerleme ve gerileme anları. Kişilik çözülmeleri. Davranış bozuklukları. Ani ve belirsiz saldırganlıklar, insan iletişiminde dolaylı ve dolaysız uzaklıklar. Küçük kırıklıkların kavgaya dönüşmesi.
Sivaslı edebiyat öğretmeninin -asteğmen- zamanla kendini "iktidarlaştırması" süreci. Bir öğrenciyi -eri- sınıf önünde azarlaması. Onun küçük yanlarını, zaaflarını ortaya döküp herkesin gözü önünde onu "eğitmesi". Zamanla bu "eğitici" rolü sevmesi, tam bir iktidar olması. İktidar şiirleri yazması. Zaman zaman kendini de küçültmesi. İktidarsız kalması. Bağırıp çağırması. Başkalarını da kendi boyutunda küçültmesi. Bu davranışlarını fotokopi etmesi. Bir subayın emrindeki erleri küçültmesi, küçümsemesi, onurlarını, rüyalarını, fantezilerini, hayallerini, kemikleri kırması. Ayağıyla üzerine basıp Samsun'a çıkması.... Ve bir erin tüm bunları yazma çabası. Yazmanın düşünmekten çok daha zor olması...
Örnekler çoğaltılabilir. Zaten kendi içinde çoğalıyorlar. Artık, ne bu örneklere ne de türevlerine tahammülüm kalmadı. Dediğim gibi, tüm bunları yaşamak, düşünmek ve hissetmek bana acı veriyor. Yazmak düşünmekten çok daha zor.

19-7-1992
Gökyüzünde yürümek istiyorsun, yalınayak.
Ama, önce botları çıkar ve sonra
giysileri
çırılçıplak...

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

karablok-istiklal-1
Diğer
Video : Anarşizm
Diğer
Müzik : Arroja la bomba
Diğer

  Linkler
Karahat
Anarşist Komünist İnisiyatif
Sanal Molotof Mesaj Panosu
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız