Bizim istediğimiz anarşist devrim yalnızca tek bir sınıfın çıkarı ve özgürlüğe kavuşması içindir. Bu sınıf ekonomik, politik ve moral bakımdan tutsak edilmiş tüm insanların sınıfıdır.

Errico Malatesta

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Apolitika - Sayı 1

Politika kitleleri aldatacaktır Yazar : N. Dulkadınoğlu

İnsanlık tarihi boyunca politikanın değişmez işlevi, kim tarafından uygulanırsa uygulansın hep aldatmanın, yönetmenin, hükmetmenin bir yolu-aracı olmasıdır. Bugün ise, bir yöntem ve araç olmaktan öte yönetmenin, hükmetmenin biricik öğretişidir politika. İnsanlar neden birbirlerini aldatır, birbirlerine karşı politika yaparlar? Bunun nedeni tarihin en eski olaylarına kadar vardırılabilir. İnsan yaşamının belirli bir tarihsel döneminden itibaren toplumsal farklılaşma ve mülkiyetin doğusuyla birlikte kişisel ve sınıfsal çıkar kutuplaşması kaçınılmaz olarak yönetimi ve onun aygıtlarım doğurdu. Hiyerarşik bir mekanizmanın kaynaklık edip yönlendirdiği politika, tarih boyunca iktidar karşısında insanları tek tek atomize ederek iktidarsızlaştırma misyonunu taşıdı. Bu süreç elbette karmaşık ve çok yönlü toplumsal yaşam içinde kimi zaman savaş ve istilalarla kimi zaman da siyasal-kül-türel baskı ve ekonomik üstünlüklerle başarıldı. Kısaca; insanın ilk tarihsel macerasından bugüne değin politika erk'in en temel ve vazgeçilmez unsuru olarak işlev gördü ve bugün de bu işlevini kapitalist sistemin en inceltilmiş şeytani yöntemleriyle sürdürmeye devam ediyor.
Bugün sistemin, "siyaset bilimi" adı altında meşrulaştırıp saygınlık kazandırdığı bu politika öğretisi, taa Roma monarşisinden beri üç basit prensipten hareket eder: Taktik'leriyle aldatır, ayak oyunları'yla yönetir, strateji'siyle hükmeder! İktidar adayı her politik hareketin başvurmak zorunda olduğu bu siyaset okulundan öğrendiği en temel yöntem yalan, demagoji ve propagandanın nasıl ustaca uygulanacağıdır. Çünkü, insanın biricik fonksiyonu olarak yüceltilen politika, propaganda, yalan ve demagojiyle perçinlendikçe işlerlik kazanabilir ancak. Öte yandan, politikanın bu temel işlevine rağmen burjuva ve proleter politika diye ayırmak onun misyonunu değiştirmez. Politika özü gereği yönetmenin, iktidar olmanın yoludur. Yalan ve propagandaya başvurmak onun kaçınılmaz bir yöntemidir. Bu nedenle, politikacının sosyalist veya burjuva, kadın ya da erkek olması onun politik kimlik ve konumunu değiştirmez.
Gerek hükmetmenin temel bir yolu olması gerekse insan iradesinin ve yaşam bütünselliğinin dışında özel bir alan olarak dayatılması anarşistlerde politikaya karşı her zaman bir kaygı yaratmıştır. İşte bu nedenle, Apolitika, bu kaygının dile getirilmesi ve politikanın yukarıdan beri anlatılan işlevine bir tepki, bir karşı çıkıştır. İnsanı politik veya apolitik diye tanımlamak yanlıştır. İnsan düşündüğü, yorumladığı ve bir yaşam tarzı olarak müdahale edip yıktığı ve isteyip yarattığı için doğası gereği politiktir. Bununla yetinmeyip politikadan ekmek yenilmeye başlandığında rekabet, ihtiras ve egemenlik duygusuyla iktidar arayışı başlar. Bu da kaçınılmaz olarak milyonlarca insanın akıl, duygu ve etkinliklerinin yan-sıyamayacağı, profesyonelleri ve ayrıcalıkları olan parlamento ve parti gibi bizzat iktidar tarafından sınırlandırılmış, özel politik kurum ve mekanizmaları dayatır.
İşte bu kurum ve mekanizmaların kurdu olan profesyonel politikacılar bu ayrıcalıklı konumlarını yıllar yılı sürdürebilmek için politika öğretisine oldukça zengin deneyimler, sayısız taktikler ve umulmadık ayak oyunlarını kazandırmışlardır.
Politikanın bir yönetme sanatı olduğu hep söylenir. Bu söz küçük bir farkla doğrudur: Politika hükmederek yönetir. (Yönetim sözcüğü yine politikacıların çabasıyla muhtevasında varolan hükmetme anlamından uzaklaştırılarak sevimli hale getirilmiş.) Politika yönetilemeyeni ayıklar, iktidar aygıtının dişlileri ise öğütüp dışlar. Pedagojiden psikolojiye, mantıktan istatistiğe kadar bütün öğretileri bünyesinde toplayan politika aynı zamanda açıkları yakalama, zaafları ve kişilikleri tasnif edip arşivleme ve dosya tutma sanatıdır. Onun için, politikacılar her zaman arşivlerden, "cömert" mankenlerden ve yarı alkolik şarkıcı kadınlardan yararlanarak birbirlerini veya başkalarını harcar, birbirlerinin siyasi hayatlarını bitirirler. "Elimde dosya var" sözü politikacının en etkili silahıdır. İktidar ve politika pratikleri henüz kendi örgüt ve parti düzeyleriyle sınırlı olan sosyalist politikacıların daha tutarlı olması ve "politik ahlakıma sığmaz" terimini daha rahat ve gururla kullanmaları henüz devleti ele geçiremeyişlerindendir. Yoksa, 1970'lerden beri yirmi beş yıldır bulundukları parti sekreterlikleri makamını bir yirmi beş yıl daha elde tutma gayreti ve ihtirasları açısından bildiğimiz politikacı tipinden bir farklılıkları yoktur. Hatta politik manevra ve mesaj verme kıvraklıklarında çok daha usturuplu ve ustadırlar. Örneğin; Doğu Perinçek, son yirmi yılın siyasal olayları karşısındaki tutumu ve politik taktikleriyle sosyalist politikacılar arasında nerdeyse eşsiz bir örnektir. Sosyalistlerin her politik tutumlarım gerekli bir taktik olarak izah etmeleri, "taktik" kavramına yükledikleri Makyavelist mubah anlayışlarına dayanıyor. İşte bu anlayışı doksan yıl önce Lenin'de, bugün ise, Perinçek'ten Öcalan'a dek hemen her sosyalist yöneticide görmek mümkündür. Bu da insanın aklına ister istemez, özgürlük ve devrimi de bir " taktik manevra " olarak savundukları kuşkusunu getiriyor.
Geçmişten bugüne politikacıların yaşamlarına bakıldığında, binlerce yıllık bu yalan mekanizmasının uygulayıcıları olarak birbirleriyle tıpa tıp benzerlikler ve hep aynı temel özellikler gösterdikleri görülür: İhtiras, rekabet, yalan,aldatma ve hükmetme!
İşte politik taktikleriyle kendi tarihsel dönemlerine yön vermiş, dün ve bugünden bir kaç portre.

Amr İbn'ül As: (Politikacı, yönetici ve komutan)
629 yılında islamiyeti kabul edince, Ebu Bekir tarafından Filistin'in işgaliyle görevlendirildi. Filistin'den sonra Mısır'ı da fethederek islam yönetimini kurup Mısır valisi oldu. Ali ile Muaviye arasındaki anlaşmazlıkta Muaviye yanlısı olan Amr İbn'ül As, Sıffın savaşında Suriye küvetlerine komuta etti. Savaşı kazanmak üzere olan Ali küvetlerini, askerlerinin mızraklarına Kuran yapraklarını taktırarak durdurdu. Ali ile Muaviye arasında geçen hakem (yüzük) olayında Ali'nin temsilcisi olan Ebu Muş'el Eşari'yi kandırarak Muaviye'nin halife olmasını sağladı.

III. Mehmet: (Osmanlı Devleti'nin XIII. Padişahı)
1595'te III. Murat'ın oğlu olarak tahta çıktı. Ancak iktidarın tek varisi değildi ve iktidarını sağlamlaştırmak istiyordu. Babasının cenaze töreninden hemen sonra 19 kardeşini idam ettirerek işe başladı. Sekiz yıllık hükümdarlığı boyunca pek çok Beylerbeyi ve Sancakbeyi'nin yanı sıra, ayaklanan sipahilerin isteği üzerine Kapıcı Ağası'nı ve Darüssade Ağası'nı idam ettirerek ayaklanmayı yatıştırdı. 38 yaşında ölen III. Murat,ölümünden bir kaç ay önce Anadolu Serdarlığına atanmasını isteyen oğlu Mahmut'u ve Sadrazam Yemişçi Hasan Paşa'yı boğdurttu.

Joseph Fouche: (Fransız siyaset adamı, Otranto Dükü. 1759-1820)
Nantes'de profesörlük yaparken Robespierre ve Lazare Carnot gibi devrim önderleriyle dostluk kurdu. Devrimden sonra Ulusal Konvansiyon'a seçildi ve kralın idamı için oy kullandı. Hıristiyanlığın kaldırılması yönünde çalıştı ve kendini böyle tanıttı. 1793'teki Lyon katliamını yönetti. Aşırılıkları ve Robespierre'in muhalifi olan Herbertçilerle ilişkileri yüzünden Robespierre tarafından Paris'e geri çağrıldı. Kendini tehlikede hissedince Thermidor'a katıldı. Ancak, karşı-devrim onun geçmişteki suçlarını bağışlamadı. 1795'te tutuklandı. Daha sonra affa uğradı ve Direktoire tarafından 1799'da polis bakanlığına atandı. Hemen, Bonaparte'tan yana tavır aldı ve Bonaparte'ın hükümet darbesine etkin biçimde katıldı.Yeni dönemde polis teşkilatındaki etkinliği Bonaparte'ı endişelendirince bakanlığı lağvedildi ve imparatorluk dükü/ ardından da Otranto dükü oldu. Bundan sonra kralcılara ve gerici basma karşı hücuma geçti. İspanya seferi sırasında Bonaparte'ın devrilmesi için Talleyrand'la ve barış olanakları üzerine Londra ile gizli ilişkiye girdiği anlaşılınca Napolyon tarafından bakanlıktan alındı. 1813'te İllyria Vilayetleri Valisi oldu. Birinci Restorasyon'da Burbonlarla çalıştı ve Napolyon'un ikinci çekilişinden sonra hükümet komisyonunun başkanı olarak yürütme gücünün başına geçti. Kral XVIII. Louis'in tahta dönmesi için çalışarak temmuz 1815'te bakan ve kralın sekreteri oldu. Aşırı kralcılar ondan kurtulmak için onu Dresden'e elçi olarak göndermeyi başardılar. Ancak 1816'da, kralın idamı için oy verenlere karşı çıkarılan yasa ile sürgün edildi.

Andrey Gromiko: 1909'da Beyaz Rusya'da doğdu. Rus Bilimler Akademisi İktisat Enstitüsünü bitirerek 1939'dan itibaren Dışişleri bakanlığı'nda "Amerika" bölümü müdürü oldu. Daha sonra SSCB'nin, ABD. Büyük Elçisi ve BM.daimi temsilcisi olarak görev yaptı. 1957'de Dışişleri Bakanı oldu. İkinci dünya savaşından itibaren; Yalta, Postdam, Helsinki gibi, "dünyanın kaderi"nin tartışıldığı en önemli uluslararası konferanslara katıldı.
Sosyalizmin gelmiş geçmiş en büyük diplomasi ve uluslararası ilişkiler uzmanı olan Gromiko, Sovyet siyasetini içte ve dışta ustaca uyguladı. Sovyet Yüksek Prezidyumu başkanlığına kadar yükseldi. 80 yaşında bu görevdeyken öldü.

Açıklayıcı Notlar
Konvansiyon: 1789 Fransız Devrimi'nden sonra î.Cumhuriyeti ilan ederek ülkeyi 21 Eylül 1792'den 26 Ekim 1795'e kadar yöneten meclis. Devrimci meclis olarak tanımlanır.
Thermidor: Cumhuriyet takviminin 19 Temmuz'dan 18 Ağustos'a kadar olan 11. ayı. 27-28 Temmuz 1794'te Robespierre'i iktidardan düşürüp jakoben konvansiyonunu) terörüne son veren günlerdir. Robespierre'in hasımları olan teröristlerle ılımlılar işbirliği yaparak Robespierre ile 21 yandaşını tutuklayıp devrim meydanında giyotine gönderdiler.
Direktoir: 26 Ekim 1795 ile 9 Kasım 1799 arasında Fransa'yı yöneten hükümet. Burjuvazinin yönetimine giren Direktoir, Beşyüzler ve yaşlılar meclisinden oluşuyordu.
Birinci Restorasyon: XVIII. Louis'nin, Nisan 1814'ten Mart 1815'e kadar süren birinci hükümdarlık dönemi Haziran 1815 ile 1830 dönemi ise, XVIII. Louis'in İkinci Restorasyon dönemidir.


  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

a039
Diğer
Video : chumbawmba - ciao bella (video)
Diğer
Müzik : Amarrado a la Cadena
Diğer

  Linkler
İzinsiz Gösteri
Kaos Yayınları
Kara-Kızıl Kollektifi
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız