Hiçbir hükümet faşizmi yok etmek üzere savaşmaz. Burjuvazi, güç elleri arasında kayıp gittiğinde, ayrıcalıklarını tekrar kazanmak için faşizmi diriltir.

Buenaventura Durruti

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Amargi - Sayı 2 - Şubat 1992

Askeri Reddin Oluşumu ve Gelişimi Yazar : Rupi Fredrich

Çeviri: Funda

Askerliği ret etmek! Tarihten bu yana hep gündemde olan bu çağrı, sadece kişisel bir tutum değil, yıllarca süren ve birlikte oluşan bir tutumdur. 1850'de, 50.000'den fazla kişi İngiltere ve Amerika'da Hıristiyan düşüncesinden dolayı orduya karşı çıkmışlardır. Bu kişiler her türlü durumda dahi savaşa ve askerliğe karşı çıkmışlardır. 1870-71'de Fransa Prusya ile bir savaşa girmesi üzerine Fransa'da eli silah tutan tüm erkekler zorunlu olarak askere alındılar. Bunun üzerine kadınlar bir manifesto hazırladılar. Kadınlar bu manifesto da; erkeklerin askere alınmalarını protesto ederek, devrimci bir hareketle askerliği reddetmek gerektiğini söylediler.
2. Enternasyonal’e bağlı olmayan bir takım askerliği reddeden kişiler İngiltere’de No conscınption Follow-ship'te bir araya geldiler. 16.000 erkek askerliği reddederek 1. Dünya Savaşına katılmama kararı aldılar. Bunların pek çoğu sivil hizmeti de reddettiler. Bundan dolayı 6.000 retçi tutuklandı. 1. Dünya Savaşından sonra askerliği ret hareketi genişledi. Savaştan sonra oluşan uluslararası askerlik karşıtları birliği PACO'nun kurulması Anti militarizmin güçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Uluslararası bir birlik olan PACO daha sonra War Reisters International (WRI) ismini aldı. Bu uluslararası birliğin düşünceleri bu günde geçerliliğini korumaktadır. Bu düşünce, savaşın insanlığa karşı yapılan bir suç olduğu düşüncesidir.
Bugün devletlerin güvenlik adına sundukları zorunlu askerlik hizmeti ilkesi, ilk kez Fransa'da olmuş ve oradan Bütün Avrupa'ya yayılmıştır. Bu ilke bugünde devletler tarafından korunmaktadır. Yani her vatandaş askeri hizmete zorunlu tutulmaktadır. Her genç en abartılı şekilde emir ve itaat prensibine tabi kılınıyor. Ve herkes bunu kendi benliğinde yaşıyor. Askere alınan her kişi, istemeden bu katı hiyerarşinin boyunduruğuna boyun eğmek zorunda kalıyor. Her asker kendi vücudunun ve zihninin isteklerinden zorunlu olarak mahrum bırakılıyor. Hiç kimse devletler gözünde, itaat ve eğitimden kendisini sıyıramaz. Sonuç olarak devletlerin gözünde bu çoğunluğun bir genel kabulüdür. Fakat bu genel kabul zorunluluktan doğmaktadır. Çoğunluğun gözünde de bu itaat ve eğitini devletlerin vatandaşlarına sunduğu yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Böylelikle devletin emirleri, asker tarafından kendi iradesinin dışında yerine getirilmesi gereken bir görev olmaktadır.
WRI' ya göre; Askerlik devlet tarafından vatandaşlarına sunulan köle zihniyetine uygun bir zorunluluktur. WRI bu düşünceyi şöyle açıklıyor: Bu zorunluluk özgür insanın kişiliğinin aşağılanmasıdır.
Alman imparatorluğu içinde yer alan Weiman Cumhuriyetinde askerliği red daha farklı algılanıyordu. Çünkü Versaill anlaşmasına göre zorunlu askerlik kaldırılmıştı.
Faşizm döneminde zorunlu askerlik tekrar gündeme getirilerek yürürlülüğe konuldu. Bunun sonucu askerliği reddedenler çok sert misillemelerle karşı karşıya kaldılar. Anti militarist hareket askeri güçle dağıtılmasına rağmen İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'da yaklaşık 50.000 kadar askerlik retçiliği ile ilgili dava açıldı. Bu davaların açılma nedeni "bayrak kaçakçılığı" idi. Bu davalarda yargılananların bir kısmı, dini ve kişisel nedenlerle askere gitmek istemeyenlerdi. Fakat genel olarak kayıtsız kalanlar, askerlik retçilerinin öldürülmesi üzerine Anti militarist hareketlere katılmışlardır.
I. ve II. Dünya Savaşı sırasında sadece erkekler değil kadınlar da orduların çeşitli mekanizmalarında görev almak zorunda kaldılar. Özellikle askeri hastaneler ve silah üretiminde kadınlar zorunlu olarak çalıştırıldılar. Buna karşı çıkan kadınlar çeşitli baskılara maruz bırakıldılar. Özellikle bulundukları yerden sürgün edilmeleri çok yaygın ceza idi.
1945 den sonra insanlar militarizme karşı çıkarak bir daha savaşın olmamasını istediler. Bu durumun sonucu olarak çeşitli ülkelerin Anayasalarına Askerliği Ret ile ilgili maddeler girdi. Sadece Almanya'da 194849 da ortaya çıkan ve Anayasaya ışık tutan Parlamenter Tavsiye adlı belgede bu konuya değinilmedi. Ancak parlamento Askerliği ret ile ilgili sorulara cevap bulabilmek için Askerliği Ret düşüncesini ciddi bir şekilde incelemek zorunda kaldı. Sonuç olarak hiç kimsenin isteği dışında silâhaltında bir askeri hizmete alınamayacağı kabul edildi. Bunun temeli insanın özgür iradesi sonucu bir seçim yaparak Militarizmi reddetmesi değil, vicdani olarak bir insanı öldürmek istememesi olarak kabul edilmiştir.
Almanya'da halkın muhalefetine rağmen 1956 yılında NATO’ya girmek neden gösterilerek zorunlu askerlik tekrar yürürlülüğe sokulmuştur. Almanya NATO’ya girdikten sonra politik olarak Askerliği Ret hareketi gerilemiştir.

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Yunanistan İsyanı
Diğer
Video : chumbawmba - ciao bella (video)
Diğer
Müzik : Cancion Popular Anarkista
Diğer

  Linkler
MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu
Liberter
Indymedia İstanbul
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız