Tarih kazananların propagandasıdır.

Ernst Toller

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Amargi - Sayı 2 - Şubat 1992

Şiir / Şahmerdan Yazar : Yücel Aysal

Beni yeşil düşün yavrum fazla hasar yok '
Demeyi diyebilmeyi nasıl isterdim soranlara
Van Gogh'la arkadaş olmayı islediğim kadar
Halamın siyanürü istediği kadar isterdim evet
Gel gör ki bir yandan yüzümdeki eğreti maske
Bir yandan benimle büyüyen eski yara izleri
Dilimdeki sözcükleri kanatmaya götürüyor işte beni
Yeni bir rengi keşfetmenin keyfiyle birlikte
Tenimize düşen yaralarla da beğeniyor ömrümüz
Ne kadar yelkovan akrebe darılırken kabuk da bağlasa
Dökülse de o kabuk düğün evinde kasap oynarken
En sessiz yerde bağıran bir iz kalıyor yerinde
Ben büyüdükçe benimle büyüyor bu yara izleri
Böylece efendiler daha bir çöküyorum kâğıda ben de
Bıçak sırtı törenlerde herzelik ettim tamam
Kibarca hır çıkarmanın tam yerini de bildim
Yine de eksiklerim olmalıydı ki yıkıldı siperlerim
Mesela kentin en güzide yerlerinde işemedim hiç
Pisuarlara izmarit atmanın zevki de benden uzak
Sonunda yorgun yokuşları düzleyemedim lanet
Şimdi parmaklarımı çıtlatıyorum bunları anlatırken
Ordugâhta akşamlar gürültüyle iniyordu üstümüze
Mavi kuvvetlerin her neferi gibi kahraman
Cezalı bir nöbetçi kulübesi kadar yalnızdım
Gölgemi günbatımına düşürüp mırıldandığım hava
Lucky'nin şu ünlü sarkışıydı "I'm a lonely cowboy"
Aklımda korsan koyarken düşen kırılgan sadak
Kıç cebimde tek güvencim her zaman bir yatağan
Suların soğuduğu günlerdi kükürt renkli günler
Karanlığın kahpeye çanak tuttuğu bir saatte
Vay bile beklemezken eyvah geldi başıma tertip
Ruhsuz karaltıları kara listemin başına koyup
Vakarla çıkarıp gömdüğüm yerden savaş baltamı
Mızrağımı öperek dalkılıç daldım dalkavuklara
Dönüşüm yoktu artık fünyem çekilmişti bir kere
Kanayan yaralarıma da boş verdim kırılan kalkanıma da
Hatta esen rüzgârla kalkan bir şeyim vardı benim
Onun da ne zamandır bana küsülü kaldığını unuttum
Yavrumlar gözleri uçaksavar sinik ejderhalarım
Yalnız onlar için sağlam tuttum örselenen kalbimi
Çok şeyin yırtık her şeyin buruşuk olduğu bu dünyada
Bir o dünyaya dışından bakabilmek sıvazladığı sırtımı
Güzelim Haşimiye delhizinde kaybolduğunda anladım ki
Ağır çekiç darbeleri altında bunca kıvranmamam için
Köpeğimin adı Kıtmir olmalıydı bir kere bu kesin
Sağ yanağımdan en afilisinden bir şark çıbanı
Sol gözümde yaygaracı bir trahom olmalıydı
De hele bir doğru mu değil mi söylediklerim
Ey İbrahim’e Karşı serin ve sakin olan ateş
Yorgansız yatan Urfalılar çığlık tacirleri
Dövüşün kör tefecileri gökten medet umanlar
Ne kanatlarında binlerce çağrışım taşıyan Halilrahman
Ne yalımlarıyla büyüleyen Anzılha dikilmesinin yoluma
Belli ki beynimle darp izleriyle terk ederim bu kenti
Buralarda hiç yere düşülmedim siyah pelerinimi ama
Konakladığım ilk korunakta usta işi ağlarım
Çok vukuatım vardır derinimde bilmezsiniz komutanım

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

a40
Diğer
Video : Anarşizm
Diğer
Müzik : Ay Carmela - Rosa Leon
Diğer

  Linkler
Toplumsal Ekoloji
Uygarlığa Karşı
Sanal Molotof
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız