Kimsenin bir diğerini baskı altına almasının imkansız hale gelmesini mi hedefliyorsun? Öyleyse, kimsenin iktidara sahip olmamasını sağlaman gerekir.

Michail Bakunin

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Amargi - Sayı 6 - Nisan 1993

Otonomca Örgütlenme Yazar : Amargi

Bu boktan düzen değişmelidir (devrim). Farkımız bu: Var olan düzenleri edilgence kabul etmemek. Devrimi ne bir geçiş programı çerçevesi içerisine ne de politikayı bir uzmanlık alanı haline getiren kısır bir grubun veya parti pratiğinin içine hapsetmemek.
Hiçbir bakımdan uzlaşma istemiyoruz; çünkü bizler iktidarın/ otoritenin buyruğu altında olanlardan çaldıklarıyla yaşadığını biliyoruz. Onun hiçbir şey yaratmadığını, sadece var olanı koruduğunu, bu yüzden de bizim düşmanımız olduğunu... Mutlu/ özgür günlerin, onun yıkıntılarından yükseleceğini... İşte o zaman, bizlerin o yıkıntılar arasında gerçek bizi bulacağını...
Şu anda bizler, devlet için öteki insanlardan biraz daha kötüyüz; çünkü bizler, az da olsa, kendi içimizde bazı şeyleri değiştirmeyi (ki buna da devrim denir) başarabilmiş kişileriz. Ve karşımızda örgütlü bir güç var; her yanıyla sömüren, kuşatan, parçalayan, insanların kendi cesetlerinden yarattıkları bir güç: devlet. Bütün tahakküm araçlarıyla -eğitim, militarizm vb. - üzerimize geliyor, bizi ezmek, kişiliksizleştirmek için.1
Bir insan kendine 'anarşist' diyor ve özgürlüğün ancak otoritenin tümden yok olduğu zaman olacağına inanıyorsa, devlete karşı mücadele etmelidir. Bu da örgütlenmeyle olur.
Evet, artık örgütlü bir hareket olmalıyız. Kendi kendini eleştirebilen, hem ciddi hem de parodik olabilen. Tahakküme karşı net bir biçimde yanıt verebilecek, hayatın dönüştürülmesini kolektif bir eylemlilikte gören, doğrudan demokrasiyi, doğrudan hareketi, eylemli propagandayı benimseyen, federatif otonomlara dayalı bir hareket.
Hareket olmaya başladığımız andan itibaren söylemle pratik arasında bir kopukluğa imkan vermemeliyiz; çünkü, eğer kopukluk olursa, bu elimizdeki silahların iktidar/otorite tarafından devşirilmesine, söylemin taşlaşmasına sebep olur. Bunun içinde hareketimizin şiirini 2 oluşturmalıyız. Ve tam bu noktada araç-amaç ilişkisini iyi kurmalıyız. Bu aracın niteliğini daha iyi kavramak istiyorsak onun hangi amaç uğruna kullandığını bilmemiz gerek; çünkü aracı, amaç belirler.
Bazı anarşistler, örgütlenmenin özgür düşünceyi kendi içinde eritebileceğini / yok edebileceğini söyleyebilirler. Fakat otonomları oluşturanların inisiyatiflerine dayalı örgütlenmelerde bunun olmayacağı kanısındayım; çünkü bizler zaten tahakkümü barındıran bir 'yapı' istemiyoruz ve buna da izin veremeyiz.
Nasıl yaşayacağımızı bizden daha iyi bildiğini sanıp bizi yönetmeye çalışanlara karşı yanıt kolektif hareketlilikten geçiyor. İşte o zaman tahakkümün tüm kaleleri çatırdayacaktır.

1) Sözde bugünün devletleri demokratik. Yurttaşlarına kendi sunduğu seçeneklerden birini 'seçme özgürlüğü' tanıyor. Kendi kanunlarını yapıyor ve uygulamasını mahkemelere, parlamentoya ve militarizme bırakıyor. Yurttaşlarına tek bir hak tanıyor: 'Yaşasın velinimetimiz" diye bağırmak.
2) iktidar/otorite sahipleri, düzenlerini korumak için kendilerini dile emanet ederler. Kendi amaçları doğrultusunda - düzene sadık köleler oluşturmak için - bize sözcüklerin çarpıtılmış, resmi anlamlarını öne sürerler. Bu yüzden de tahakkümle mücadeleye giren herkes onun diliyle de mücadele etmek zorundadır. Efendilerin dilini yıkıp yerine kendi kavramlarımızı yaratmalıyız ki mutlu(özgür günlerin şiirini bugünden türetebilelim.
Kendi şiirimizi yaratmak tecrit olmamaktır. Efendilerin bizden çaldıklarını biz de ondan çalmalı, anlamlarını bozup değiştirerek onlara eski anlamlarını iade etmeliyiz. Ayrıca bazı sözcükleri kullanmaktan kaçınmamalıyız ki düşmanlarımızın kullandığı bir silahtan kendimizi yoksun bırakmayalım.

1) Bu yazıda, okuyanlara 'bazı şeylerin şöyle yapılması gerekir' gibi dayatmalardan kaçınılmıştır. Bütün kararlar o 'yapı'yı oluşturacak kişiler tarafından alınmalıdır ki özgürlüğün tohumları şimdiden atılabilsin.

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

iFrozen Kuken
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : Viva la FAI
Diğer

  Linkler
Sanal Molotof
Gözetleme Kamerası Oyuncuları
Kır Anarşi
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız