Özgür bir toplum, eski düzenin yerini 'yeni düzen'in alması olamaz. Özgür bir toplum, özgür eylem alanlarının toplumsal yaşamın çoğunu oluşturuncaya dek yayılmasıdır.

Paul Goodman

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Makaleler - Sendikalizm - Anarkosendikalizm : Temelleri

CNT'NİN DEVRİMCİ İLKELERİ Yazar : CNT-AIT Sevilla Yerel Federasyonu

Tüm metni http://arsiv.anarsi.org/sendikalizm.doc adresinden bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Üye Olma

Polis, askerler ve güvenlik güçleri mensupları hariç herkes, kendi arzusu ile anarko-birliğe katılabilir. CNT'de olmak için ideolojik nitelik aranmaz. Çünkü CNT anarko-sendikalisttir; yani kararların tabandan, meclislerde alındığı bir organizasyondur. Siyasi partilerden, hükümet kurumlarından, profesyonel bürokrasilerden, vb.'den bağımsız otonom ve federalist bir yapıdır. Anarko-birlik sadece kurallarına saygı bekler; ve bu bakış açısından, farklı görüşlerden, eğilimlerden ve ideolojilerden insanlar birarada varolabilir. Ekolojistler, pasifistler, siyasi parti üyeleri vb. CNT ile ilişik olabilirler. Somut problemlere dair her zaman farklı görüşler, öncelikler ve bakış noktaları olacaktır. Anarko-birlik içindeki herkesin ortak noktası ise, onun biricik işleyiş tarzıdır; yani anti-otoriter yapısıdır.

Devrimci sendikacılık, birliği siyasi partilerin bir aracına, bazı bireylerin kâr-yapan işletmelerine, liderler için bir platforma, kişisel kült yaratılmasına, ya da katı ideolojik yapılara dönüştürecek manevralara karşı birliğin kendisini savunur. Bu nedenledir ki, CNT genellikle hiyerarşik ya da otoriter kişileri dışlar. CNT açık bir yapıdır, ama üyeleri onun nerede ve ne için durduğunu bilmelidirler.

Anarko-Sendikalizmin İlkeleri

Anarko-birim üç temel ilke üzerine inşaa edilmiştir: Kendinden-Yönetim, Federalizm ve Karşılıklı Yardımlaşma.

Anarko-birim, bireylerin, iş yerlerinin, köylerin, şehirlerin ve diğer varlıkların hiçbir otoritenin etkisi olmadan, kendi işlerini yönetmelerini arzular.

Federalizm özekliği gerektirir, ve tüm grupları -toplumsal olduğu kadar ekonomik olarak da- özgür birliklerde bir araya getiren bir bağdır. Merkezi bir güce tabi olmayan, ve aslında bağımsız organizasyonların bir konfederasyonundan başka bir şey olmayan CNT'nin yapısı içindeki ana ilke federalizmdir.

Karşılıklı Yardımlaşma, kapitalist sistemde varolan rekabete nispetle daha iyi bir gelişme sistemidir. Karşılıklı Yardımlaşma farklı ırklara, dillere ve kültürlere rağmen dünyayı bir bütün olarak değerlendirir.

Sonuç olarak, anarko-sendikalizm anti-otoriter, anti-militarist, anti-teokratik, anti-milliyetçi, vb.'dir. Ya da tercihen, liberter, komünist, pasifist, laik, enternasyonalist, vb.'dir.

Doğrudan Eylem : Anarko-Sendikalizmin Taktikleri

Taktik kelimesi, somut durumlar sahasında yapılan eylemleri vurgular. Doğrudan eylem, aracılar olmadan, sorunların ilgili taraflarca doğrudan çözümlenmesini gerektirir. Doğrudan Eylem aynı zamanda parlamentonun, hakimlerin, bürokratik komitelerin, hükümetlerin, vb. kamu ile ilgili işlerde, faaliyetlerinin reddedilmesi demektir.

Örneğin:

- Çalışma koşullarında iyileştirmeler ve yönetim tarafından yapılan üretim planlarının durdurulması talepleri ile bir aylık bir grev ilan etmiş olun. Bu grev, tüm işçilerin ve işyerinin farklı bölümlerinde seçilmiş delegelerin katılımı ile mecliste, yani Doğrudan Eylem aracılığı ile karara bağlanabilir; ya da, ne meclisi bilgilendirerek, ne de meclisin görüşünü alarak görüşmelerde bulunan, meclise bir anlaşma zemini dikte edebilecek ve de işçi yetkililerinin müdahalesine açık resmi işletme komitesi tarafından, yani Aracılıklı Eylem yolu ile karara bağlanabilir.

- İşinizden atılmış olun. Doğrudan Eylem, işinizin geri iade edilmesi için bilgiler yayan, baskı uygulayan ve sabotaj gibi eylemler yapan çalışma arkadaşınız olan diğer işçilerin eylemleri ile, sizin sorununuzun anarko-birliğin sorunu olarak değerlendirilmesi demektir. Aracılıklı Eylem ise, doğrudan avukatlara gitmeyi ve hakimin kararını beklemeyi gerektirir.

1910'daki kongresinden beri, anarko-birliğin kabul ettiği tek eylem biçimi Doğrudan Eylem'dir.

Ne varki, açıksözlü olmak gerekirse, zamanı ve yetersiz güçlerimizi dikkate almamız gerekmektedir. Zaman zaman, hukuk bürolarımız ve iş hakimleri aracılığı ile aracılıklı eylem biçimine yönelmemiz gerekmektedir. Biz her zaman sorunlarımızı, bağımsızlığımızı yargı sisteminin ellerine teslim eden; olmasa çok daha çabuk çözümlenecek süreçleri geciktiren; ve pahalı, parazitsel, zararlı ve işe yaramaz hukuki sistemi devam ettirmek için büyük miktarda para harcanmasını gerektiren avukatlara yönelmeden çözmeye çalışıyoruz.

Ama, kesin bir çözümün ya da insanların desteklerinin olmadığı zamanlar vardır ki, avukatlara yönelmekten ya da başka hiçbir şey yapmamaktan başka hiçbir çözüm yolu kalmamaktadır. Bu nedenle duruma göre, tercihen kongrenin kararı olan doğrudan eylem kullanımını; ama başka hiçbir çözüm kalmadığında ise aracılıklı eylem kullanımını kabul etmeyi önerirler. Doğrudan eylem anarko-sendikalist militanlar için tek kabul edilebilir taktik olduğu sürece buna bağlı kalacağız; ve Doğrudan Eylem'in aksine yaptığımız her eylem ile kendi anlaşmamızı ihlal ettiğimizi de biliyoruz. Eğer kendi yapımıza aykırı taktikleri kabul eder ve sindiremeyeceğimizi yutarsak; büyük bir ihtimalle, destekleyici hukuki normlar olmadan kendi bakış açımızı öne çıkaracak kadar güç ve insana sahip olsakta bunu açıkça göremeyeceğiz ve sıradanlaşmış bir halde mahkemelere saplanıp kalacağız

Aracılandırmaya göre, Doğrudan Eylem her zaman daha çabuk, ucuz ve etkilidir. Öte yandan, doğrudan eylemi devam ettirmenin daha çok enerji ve cesaret gerektirmesi ise doğrudan eylemin aleyhinedir.

Anarko-Sendikalizm'in Nihai Amacı

Anarko-sendikalizm toplumu dönüştürmek ister. Kapitalist sistemi ve devleti ortadan kaldırmayı ister. Hiçkimse, ne başkalarının emeğini çalma ve sömürme, ne organize şiddet ve terör mekanizmaları -yani, devlet ve onun polis gücü- ile desteklenen bu sistemi sürdürmeye, ne de kendi isteklerini başkaları üzerine tahakküm etme hakkına sahip değildir. Kapitalist sistemin eleştirisi üzerine geniş bir literatür vardır, biz burada bu tema üstünde daha derinlemesine gitmeyeceğiz.

Anarko-birlikçilere göre bu dönüşümü sağlamanın, otoriter yapıların yerle bir edildiği keskin bir değişimden, yani Toplumsal Devrim'den başka bir yolu yoktur. Bu bir sürecin sona ermesi ve yeni bir şeyin başlangıcıdır. Devrim, insanlar onu kolektif olarak gerekliliğini gördüğü; sistemin moral, etik, felsefi ve ekonomik temellerinin iflas ettiği bir zamanda gerçekleşir. Ne tahmin edilebilir bir olgudur ne de bir azınlık tarafından yapılabilecek bir şeydir; ama siz onun için hazırlık yaparsınız, olabileceği bir zaman gelir, bazı şeyler artık gevşek bir hale gelir, ve o olur. Anarko-birliğin rolü ise sistemin çelişkilerini ortaya çıkarmak, yönetici sınıfların yaptıkları yanlışlıkları, aldatmacaları ve sömürüyü halka açıkça göstermek ve eğer mümkünse devrimci süreci alevlendirmek için hazır bulunmak, azınlıkların, öncülerin, partilerin, vb.'nin kendi çıkarları için hareket etmelerine engel olmak, diğer yandan da karşı devrim ortaya çıkınca insanların halihazırda kazandıklarından oldukça azını kaybetmeleri için uğraşmaktır. Devrim mülkiyeti, devleti, hükümeti, polisi, orduyu, üniversiteleri, kiliseleri, bankaları, sanayiyi, rekabetçi ve bireyci anlayışı lağvetmeli, yeni yaşam yapıları ve biçimleri oluşturmalıdır.

Devrim eylemde düşünce, özgürlük ve arzudur. Devrimci dönemleri yaşayan insanlar, o zamanları ışık, müzik ve eğlence festivali olarak tanımlamaktalar. Televizyonlarda gösterildiği gibi bir şiddet ve kan banyosu asla değildir. İnsanlar sokaklarda durup birbirleriyle konuşurlar; bu her zaman olmakta ve gayet de önemlidir. Herşey hakkında konuşurlar, başka lisanlardan insanlarla konuşurlar ve birbirlerini anlarlar da, çünkü iletişim kurmaya isteklidirler. Daha önce hiç kimsenin konuşmadığı şeylerden bahsederler ve bu hiç bir özel çaba göstermeden gayet doğal olarak gerçekleşir. Daha önceden imkansız olarak nitelendirilen şeyleri yapıyorlardır. Bu gibi anları yaşayanlar bunları hiçbir zaman unutamazlar.

Devrimci eylem halkın eylemidir. Tüm hataları ile varolan insanlarca gerçekleştirilir. Devrimin, aynen hastalıklı toplum gibi az ya da çok baskıcı, otoriter, şiddet taraftarı olan sıradan varlıklarca mı, yoksa daha iyi bir formasyona sahip, gelecek davranış biçimlerini taşıyan, eğitim ve diğer metodları ile değişime uğramış insanlarca mı olacağı konusunda yüzyıllardır süren bir tartışma vardır. Her ne kadar anarko-birlikteki insan sayısı kadar farklı görüş öne sürülse de, CNT genel olarak devrimin bugünki insanlar tarafından ve oldukları halleri ile gerçekleştirileceği görüşüne sahiptir; özgürlükte ve sorumlulukta insanları şekillendiren yollar ise ilk önce toplumsal dönüşümü gerektirmektedir. Diğer bir deyişle önce toplumsal yapıyı değiştirmeli ki, sonra da insanların değişimi gündeme gelsin. Aynı zamanda devrimin insanları saflaştırması da hayli muhtemeldir -en azından karşı-devrim ortaya çıkana değin; devrim ne kadar uzun sürerse, insanların saflaşması o kadar iyi olacaktır.

Bu fikre rağmen, anarko-birlik diğer düşünce okulları ile devamlı tartışmalar düzenlemek vasıtası ile birliği bir okula dönüştürmek için ve otoriter toplum yapısının yerini alacağı, yeni bir ahlâğa ve etiğe sahip olan geleceğin toplumunu önceden oluşturmak için çaba sarfeder.

Kapitalist devlet, kurulan sendikaları ve politik partileri aracılığı ile devrimin bir felaketten başka bir şey getirmeyeceği ve gelişmiş batı uygarlığımızda demokrasinin tek yaşayabilir keşif olduğu fikrini beyinlerimize işleyerek, onyıllarca boyunca sorumluluğu üstüne almıştır. CNT ise devrimin filmlerde ve tarih kitaplarında tasvir edildiği gibi bir kan banyosu olmadığını, aksine devrimin insan soyu için dikkate değer, samimi ve gerçekçi bir gelecek ifade ettiğni savunur. Devrim bir gün olacak, ve olduğunda korkusuzca onu karşılamamız ve ateşini körüklememiz gereken, şu anda oluşum evresinde olan bir süreç olarak değerlendirilmelidir. Devrimin bir grevlemi, yoksa bir askeri darbeyle, ya da borsalardaki çöküşle, vergi ödemeyi reddetme ile, kapitalist savaşlarla, fabrika işgalleri ile, göçmenlerin istilası ile ortaya çıkması bilemeyeceğimiz bir şeydir. Kesin olan bir şey varsa o da halkla kaynaşmış büyük bir CNT'nin, devrimin zaferinin en iyi garantisi olacağı, daha önceki girişimlerde, devletin farklı giysiler içinde kendini ve aynı koşulları tekrar oluşturmasının tekrarlanmasını engelleyeceğidir.

Devrim bir defa gerçekleştiğinde toplumun alacağı yapı, her insanın toplumdan ihtiyacı olanı alacağı ve yapabildiğini değişime sunacağı bir ekonomik sistem -konfederasyonun deyimi ile- Liberter Komünizm olacaktır.

1936'dan 1939'a kadar süren toplumsal savaş dönemi, CNT ve İspanyol halkının insanlık tarihindeki en anlamlı ve güzel devrimi geliştirme şansına sahip oldukları bir dönemdi. Yukarıda bahsedilen fikirleri uygulamaya geçirdiler; özgür yaşam ve eşitliğin, özgür tercihten başka bir şeye bağlı olmadığını gösterdiler. Kapitalizm için ise, Ütopya'yı anlık olsa dahi yoketmek için ölümüne kadar savaş kaçınalmazdı.

Anarko-Birlik'te Oylama

CNT'de oylamadan kaçınılır ve anlaşmalara oybirliği ile varılır. Ama ne yazık ki, çok sayıda insanın dahil olduğu tartışmalarda, bir anlaşmaya varmak oldukça güçleşir ve oylama yapılmanın gerekli olduğu zamanlar ortaya çıkar.

Yerel birlik meclislerinde bu sorun kolayca çözülür. Normalde oylama yapılmaz, çünkü zaten birlik içinde insanlar birbirlerini doğrudan tanımakta ve günlük münasebetleri sayesinde az ya da çok aynı fikirlerde birleşmektedirler. Yine de oylama gerekli olursa, herkesin bir oyunun olduğu bir oylama ile anlaşmaya varılabilir.

Sorun, yerel ya da bölgesel kurul ve kongrelerde karar almak gerektiğinde ortaya çıkmaktadır. CNT'nin ana yapısının endüstriyel birlik şubesi olduğunu; bunun olmadığı yerlerde ise farklı mesleklerin birliği olduğunu daha önce söylemiştik. Bu yapı içinde, oylama yolu ile karara varmak için tamamen adil olan bir yöntem yoktur.

- Eğer her bir birlik bir oy kullanırsa, karar almada 1000 üyeli bir birlik, 50 üyeli bir birlikle aynı sese sahip olacaktır. 25 üyeli iki birlik (2 oya sahip), kendi görüşlerini 1000 üyeli bir birliğe (1 oya sahip) dayatabileceklerdir.

- Eğer oylar birliklerin sahip oldukları üye sayısına göre saptanırsa, 2000 üyeli bir birlik 100 tane 20 üyeli birlikle aynı sese sahip olacaktır. 100 tane birliğin coğrafik dağılımı 1 birlikten daha fazladır, ama anlaşmanın her birliği eşit derecede bağlaması büyük birliğin üstlendiği sorumluluğu küçük birliklere de aynı ölçüde yüklemektedir (her ne kadar küçük bir birlik için bunu gerçekleştirmek daha zor olsa da).

- Azınlıklarla ilgili olanların daha ötesine geçen sorunlar da vardır. Örneğin, eğer A birliği 400 oya karşı 350 oyla greve gitme kararı alırsa, greve gitme kararının desteklenmesi gerekirdi, çünkü bu o birliğin meclis kararıdır. Aynı federasyona ait olan B birliği, 100 oya karşı 25 oyla greve gitmeyi onaylamamış olsun. Yerel federasyonun C birliği 15 oyla ve oybirliği ile greve evet demiş olsun. Böylece, karşı çıkan bir birliğe karşı iki birlik greve gidilmesi taraftarıdır; ve eğer birliğe dayalı bir oylama sistemi varsa, bu durumda grev başlatılacaktır. Öte yandan, greve karşı çıkan oyları toplarsak bulduğumuz 450 oya karşı 440 olumlu vardır. Anarko-birlik'te bu gibi olası eşitsizliklerden kaçınmak amacı ile, oylama gerektiren durumlarda, aşağıda bahsedilen tabloya göre kararların öyle ya da böyle, oy kullanan insan sayısına dayandığı oranlı sistem kullanılır

1-50 destekleyici : 1 oy
51-100 : 2 oy
101-300 : 3 oy
301-600 : 4 oy
601-1000 : 5 oy
1001-1500 : 6 oy
1501-2500 : 7 oy
2501 ve fazlası : 8 oy

Bu sistem azınlıklar için faydalıdır, ama sonuçları belki de tartışılabilir. Örneğin, 25 destekleyicisi olan on birlik 10 oya sahip olacaktır. Bu ise 10 kat üyeye, ama sadece 7 oya sahip olan 2500 üyeli bir birliğin oyundan fazladır. Gördüğünüz üzere bu bir karmaşadır. (Her ne kadar küçük bir eyalet olan Rhode Island'ın, kalabalık olan Kaliforniya'dan oransal olarak daha fazla temsil edildiği ABD Kongresi gibi bir temsil organından daha fazla olmasa da - Çevirenin Notu).

CNT'nin başka bir sistem aramamasının sebebi ise bugün böyle bir gereksinim olmamasıdır. Tartışmaların sonucunda ulaşılan anlaşmalar, aklında başka bir şeyle anarko-birlikte işe başlayanlara belki de saçma gelebilir, ama bunlar kendi duruşlarını savunmakta olan birlik ya da bölgeler için gerçekten de önemlidirler. Tüm biçimlerdeki çözümler için herhangi bir kimsenin düşüncesi, aslında kendi referans çerçevesine bağlıdır.

Ne zamanki bir oylama sözkonusu olursa, tartışılanın aslında bir güç sorunu olduğu teşhis edilmelidir, ve bu nedenle de anarko-birlik'te mümkün olduğunca az oylama yapılmasına ve oybirliği ile karara varılmasına çalışılmalıdır. Bütün oylamalarımız el kaldırmak sureti ile açık olarak yapılır. Hiçbir zaman gizli değildirler.

Anarşizm ve Anarko-Sendikalizm

CNT anarşist bir organizasyon değildir. Bu açıkça ortaya konması gereken bir şeydir. CNT anarko-sendikalist bir birliktir. Bu ikisi arasında pekçok benzerlikler olmakla beraber, aynı zamanda farklılıklar da vardır.

Devletin reddedilmesine dayanan anarşizmin yaşamasına, devletin kendisi tarafından izin verilemeyeceği için, anarşizm tanımsal olarak illegaldir. Anarko-sendikalizm legalitenin içinde yol alır; daha kolay faaliyet göstermek için birlik seksiyonlarını ve federasyonlarını legalize eder. Anarko-sendikalizm ana çelişkilerin içinde çalışır.

Anarşizmin tabanı ortak ilgi gruplarıdır, yani meslek ya da coğrafik yerleşim gözetilmeyen yakın arkadaş grupları. Anarko-sendikalizmin tabanı ise farklı mesleklerin yerel birlikleri veya endüstriyel birlik şubeleridir.

Anarşist eylem, teorik olarak anarko-sendikalist eylemden daha devrimcidir. Anarko-sendikalizm, her ne kadar kapitalist kurumların dışında dursa ve kendi güçlerine dayansa da, reformist bir çaba olan acil talepler için mücadele eder.
Anarko-sendikalizm bünyesinde farklı ideolojilere sahip insanların eşanlı olarak varolmasına müsade eder : marksist, hristiyan, anarşist ... Tek gereken emekçi olmalarıdır. Anarşist organizasyonların ise sadece anarşistlerden oluşması gerekir.

Anarşizm daha çok ideolojik düzeyde faaliyet gösterir: eğitimde, propagandada, kültürel faaliyetlerde, ve aynı zamanda anarko-sendikalist birliklerin içinde de... Birlik ise, işyeri içinde yukarıda bahsedilenlerin üzerinde bir düzeyde, bunlardan bağımsız olarak hareket eder.

Anarşizm sadece bir fikir değildir. Anarko-sendikalizm de sadece bir yapı değildir. Anarşistlerin, toplumsal ortalamaya göre, daha fazla etiğe ve daha az ego-merkezciliğe sahip olmaları nedeni ile, daha iyi insanlar oldukları varsayılır. Anarko-sendikalizm ise, üyelerinden emekçi olmaları ve anarko-sendikalist birlik yapısına saygı göstermelerinden başka hiçbir şey talep etmez.

Anarşizm, anarko-sendikalizmi yönlendirmez. Bu anarko-sendikalizm için, kendi projelerini öne sürmek yeter de artar bile. Bunun da ötesinde, aslında İspanya'da birden çok olayda, kendisini destekleyen anarşist organizasyonları birçok farklı amaç için, beraberinde sürükleyen, yönlendiren ve kullanan anarko-sendikalizm olmuştur.

CNT ile İspanya'da ulusal düzeyde varolan birçok farklı liberter organizasyonlar arasında (FAI - İberya Anarşist Federasyonu, FIJL - İspanyol Anarşist Gençlik Federasyonu, Mujeres Libres - Anarşist Kadınlar Organizasyonu) iyi ilişkiler bulunmakta; keza klüpler, gruplar ve bireyci anarşistler arasında da iyi kardeşlik ilişkileri vardır. Anarşistlerin oldukça büyük bir kısmı CNT içinde çalışmaktadırlar, ve genelde de onların organizasyonları anarko-birliğe hiçbir koşul öne sürmeden yardım etmektedirler.



(Fransızca'dan) Çevirenin Notu:

Üç parçadan oluşan bu seri uzun bir broşürden seçilmiştir. Hem güncel kısımları üzerinde yoğunlaşmak, hem de alan ve çeviri zamanından tasarruf etmek için orijinal metine eşlik eden tarihsel alıntıları dışarıda bıraktım. Bunun yanısıra, birçok farklı pazarlık konusunda (ücretler, çalışma saatleri, iş imkanları, vb.) CNT'nin duruşu ile ilgili, ve yine bazı toplumsal konular (militarizm, ekoloji, eşcinsellik hakları, vb.) üzerine CNT'nin görüşleri ile ilgili dokümanları da dahil etmedim. Bu konularda metin yazına hiçbir katkıda bulunmayacaktı, çünkü CNT'nin bu konulardaki duruşu standart sol-kanat sosyalist ve emekçi duruşundan farklı değildir. CNT hakkında biricik olan ve onu diğer İspanyol sendikalarından ayıran şey, sahip olduğu anarko-sendikalist yapı ve pratiktir.

CNT'i bu açıdan değerlendirmenin önemi ise, CNT ile IWW (Dünya Endüstri İşçileri) arasındaki benzerlikleri göstermesidir. Her ne kadar IWW resmi olarak anarko-sendikalist bir birlik olmasa da, aynı yolda faaliyet göstermektedir. Aynen CNT gibi, IWW de üretim noktasında işçiler tarafından işletilen endüstriyel birlik şubelerinin oluşturulmasına önem verir. Bunun şu anda mümkün olmadığı coğrafik bölgelerde, CNT'nin değişik zanaatlar birliğine benzer şekilde, IWW üyelerinin Genel Üyelik Şubelerinde organize olmasına izin verir. CNT gibi, işverene karşı en etkili işçi direnişinin doğrudan eylem olduğunu kabul eden IWW, öte yandan da yine CNT gibi, doğrudan eylemin mümkün olmadığı hallerde üyelerini korumak için tüm hukuki kanalları kullanmaya hazırdır.

Tabii ki CNT ve IWW arasında farklılıklar da bulunmaktadır. CNT'den farklı olarak, IWW federalist değildir. IWW'nin şubeleri ve endüstriyel birlikleri kendilerini yönetirler, ama IWW politika-yapma yetkisine sahip, kitle tarafından seçilmiş bir Genel İdare Heyetine sahiptir, her ne kadar İdare Heyeti'nin hareketleri üyelerin referanduma gitmesi ile geçersiz kılınabilse de. IWW, birliklerin disiplin eylemlerinin ve yerel birliklerin tüzüksel ihmallerinin, daha üst bir organ tarafından iptal edilmesine olanak verecek şekilde üyelerine itiraz hakkı tanır. Bu seçilmiş merkez organları ve güçleri, bireysel üyelerine, yerel birliklerin rastgele hareketlerine karşı CNT'e göre daha iyi koruma sağlasa da, bunu yerel otoritenin gücünü azaltma pahasına yapmaktadır. Ne CNT'nin federalizmi, ne de IWW'in seçimle temsiliyeti mükemmel birer sistemdirler. Her ikisi de, sistemlerinin olumsuzca kullanılmaması için üyelerinin alakasına ve genel sağduyusuna dayanırlar.

CNT, IWW için bazı dersler verebilir. Gelecek aylarda, IWW'nin içinde bulunduğu mali kriz yapısını yeniden değerlendirmesi gerekebilir. Ücretli bir Genel Sekreter Saymanın ve ücretli ofis çalışanlarının olduğu merkezi büro oluşturmak, artık mali açıdan karşılanamaz olabilir. Eğer IWW finansmanını güçlendiremezse, merkez bürosunun kapatılması ya da tamanen gönüllü personele geçilmesi gerekebilir. Eğer bu olursa, o zaman IWW bir merkezi organizasyon olarak nasıl faaliyet gösterecektir ? Genel İdare Heyeti var olmayan ya da yarım zamanlı faal olan Genel Merkezleri nasıl yönlendirecektir ? Belki de, aynı ya da yakın Genel Üyelik Kollarından gelen gönüllülerden oluşan Genel Sekreterlik ile daha federalist bir yapı uyarlanması bir çözüm olabilir. Bir şube oluşturmak için, yeterli sayıda Wobblies'in (IWW üyesi ve sempatizanı olanlar için kullanılan bir deyim) bulunmadığı alanlarda yaşayan IWW üyeleri için bunun ne anlama geldiği açık değildir. Bu üyeler ademi-merkeziyetleşen IWW tarafından unutulacaklarmıdır ? Tek bir şube ya da bölgeye dayanan Sekreterlik, tüm birliğin faydasına mı, yoksa sadece yerel birliğin faydasına mı hizmet edecektir ? Eğer CNT bir model olarak kullanılacaksa, onun faydaları kadar, hatalarını da göz önüne almalıyız.

Gelecek sayıda, İsveç sendikalist birliği SAC'ın çalışması üzerine eğileceğim. Belki de, SAC emekçi organizasyonu ile işçi kontrolü arasındaki ilişkiyi düzenleme konusunda kendi cevaplarına sahiptir. Takipte kalın.

Çeviri : Anarşist Bakış

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Dokunduran Çüksüzler
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : Salud Proletarios
Diğer

  Linkler
Radikal Karar Anı Forum
Komün Hayatı
Kır Anarşi
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız