Anarşizm sosyalizmin hükümetsiz sistemidir.

Peter Kropotkin

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Kara Kızıl Notlar - Haziran Temmuz Ağustos 2005

Toplumsal Hareketler Yaratma ve Anarşist Örgüt Kurma Konusunda Güney Amerikalı Anarşist Praksis Yazar : NEFAC

Bu yazı, anarşizm içindeki örgütlenme yaklaşımlarından biri olan platformizm ile benzerlikler taşıyan, Güney Amerika’daki anarşist gruplar arasında ortaya çıkmış ve kabul görmüş, belirli ilkelere dayanan bir örgütlenme modeli olan “Especifismo”yu özetlerken, Güney Amerika’daki anarşist harekete dair bazı ipuçları veriyor.

Anarşist örgütlerin gelişimi yanında, kitle hareketlerindeki anarşist katılım da tüm dünyada hızlı bir yükseliştedir. Bu eğilim, hareketler içinde yer alan dinamik bir siyasal güç olarak anarşizmin meşruiyet kazanmasına yardımcı oluyor. Bu çerçevede, Güney Amerika’nın neredeyse 50 yıllık anarşist deneyimlerinden doğmuş bir kavram olan Especifismo da dünya genelinde geçerlilik kazanıyor. Birçok anarşist Especifismo’nun kimi fikirlerine aşina olsa da, anarşist düşünceye özgün bir katkı bu.

Geliştirilmiş bir ideolojiden ziyade bir pratik de olsa, Especifismo kavramına ilk katkıda bulunan örgüt, anarşistliği özellikle vurgulanan bir örgütlenme biçimini kabullenen anarşist militanlarca 1956’da kurulan Federaccion Anarquista Uruguaya-FAU (Uruguay Anarşist Federasyonu) olmuştu. Uruguay’daki diktatörlük sürecinde hayatta kalmayı başaran FAU, 80’lerin ortalarında ortaya çıkmış ve diğer Güney Amerikalı anarşist devrimcilerle bağlantı kurulmasını sağlamış, onları etkilemişti. FAU’nun çalışmaları Brezilya’da Federacao Anarquista Gaucha (FAG), Federacao Anarquista Cabocia (FACA), ve Federacao Anarquista do Rio de Janeiro (FARJ) örgütlerinin, Arjantin’de de Auca (Rebel)’nın kurulumunda yardımcı olmuştu.

Especifismo’nun anahtar kavramları bu makalenin ilerleyen bölümlerinde daha ayrıntılı işlenecek; ama yine de bunlar şu üç veciz noktada özetlenebilir:

1) Bir fikirler ve pratikler bütünü etrafında şekillenecek olan ve anarşistliği özellikle vurgulanan bir örgütlenmeye duyulan ihtiyaç,

2) Bu örgütlenmenin, siyaset ve organizasyona ilişkin stratejik çalışmaların kuramsallaştırılması ve geliştirilmesinde kullanımı,

3) Özerk ve toplumsal hareketlerin meydana getirilmesi ve bunlara etkin bir katılım ki buna “toplumsal katılım” deniliyor.

Tarihsel Perspektif

Latin Amerika anarşizm sahnesine çıkması yalnızca son birkaç on yıl içinde gerçekleştiyse de, Especifismo’ya içkin fikirler anarşist hareket mecrasında uluslararası bir seyir takip eden tarihî bir mantık çizgisiyle temas halindedir. Bunlardan en bilineni, 1926 tarihli “Liberter Komünistlerin Örgütsel Platformu” makalesiyle başlayan platformist akımdır. Bu makaleyi, gruplarıyla aynı adı taşıyan bir gazetenin etrafında toplanmış haldeki Dielo Trouda (İşçinin Davası) grubundan eski köylü ordusu önderi Nestor Makhno, Ida Mett ve diğer militanlar kaleme almıştı. Rus Devrimi sürgünleri olarak Dielo Trouda, anarşist hareketi örgütlenememek ve dolayısıyla Bolşeviklerin işçileri tek-parti yönetiminin birer aracı haline getirmesine izin vermekle eleştirdi. Getirdikleri öneri, Anarşist-Komünizm ve “kuramsal ve taktiksel birlik” üzerinde yükselen bir “Anarşistlerin Genel Birliği”ni kurmak oldu.

Ortaya çıkan benzer fikirlerden biri, 1920’ler İtalyan anarşist hareketinin tarihî belgelerinde bahsi geçen “Örgütsel İkilik” tir (Organizational Dualism). Bu terim, anarşistlerin hem bir anarşist siyasî örgüt içinde hem de işçi hareketinin militanları olarak örgütlenmesini kasteder. İspanya’da, Durruti Dostları (Friends of Durruti) grubu ortaya çıkarak 1936 İspanyol Devrimi’nin kazanımlarının adım adım geri verilmesine karşı çıkmıştı. “Yepyeni Bir Devrim’e Doğru” adlı metinlerinde, CNT-FAI’nin kademeli reformculuğunu ve işbirlikçiliğini eleştirirken platform metninin bazı fikirlerine benzer iddialar öne sürdüler. “Wuzhengfu-Gongchan Zhuyi Tongshi Che” (Anarşist-Komünist Yoldaşlar Topluluğu) gibi 1910’lar Çin’inin etkili örgütleri de benzer fikirleri savundu. Köklerinin uzandığı hareketler ve ülkelerden kaynaklanan kendine has niteliklerine rağmen tüm bu değişik akımların paylaştığı, dönemler ve kıtalar-üstü bir mantık çizgisinden bahsedilebilir.

Especifismo’nun ayrıntıları

Especifistler, bir fikirler ve pratikler bütünü etrafında şekillenecek olan anarşist bir örgütlenmeye duyulan ihtiyacı dile getirerek, aslında devrimcilerden oluşan bir sentezci örgüt ya da çeşitli anarşist akımların gevşekçe birbirine bağlanması fikrine itirazlarını da dillendirmiş oldular. Bildiğimiz kadarıyla bu eleştiriler Güney Amerika Especifistaları tarafından etraflıca işlenmedi, ancak Kuzey Amerikalı anarşistler kendi sentezci örgüt deneyimlerinin, çeşitli ve çelişkili siyasî eğilimler sebebiyle herhangi bir birliktelik yakalayamadığı iddiasındalar. Topluluğun anlaştığı temel, sıklıkla eriyip yok olarak yerini müphem bir siyasî asgarî müştereke bırakıyor; bu da birlik içinde hareket etmek ve yoldaşlar arasında gelişkin siyasî tartışmalar yapmak için çok az hareket alanı bırakıyordu.

Ortak bir politik uzlaşmadan doğan bir strateji olmadığı zaman, devrimci örgütlerin kaderi, ancak zulüm ve adaletsizliğin sonu gelmez belirtilerine karşı bir tepkisellik olmaktan öteye gidememek ve/veya sonuçlarına dair en ufak bir çözümleme, yahut kavrayış geliştirme gereği duyulmadan sürekli olarak tekrarlanan faydasız eylemler döngüsünü sürdürmektir.

Especifismo akımının özellikle yaptığı bir vurgu, paylaşılan politikalar temeli üzerinde yükselen, ortak bir stratejinin gelişimi için alan yaratan ve iş örgütleyen grupların meydana getirdiği anarşist örgüttür (ya da daha genel olarak federasyon). Örgütün planlarına ve işine yönelik kolektif sorumluluk duygusu aracılığıyla ayakta tutulan bir güven, üyeler ve gruplar arasında yayılır; bu da söz konusu örgütün eylemleri hakkında derin, yüksek düzeyli bir tartışmanın önünü açar. Bu durum örgütün ortak çözümleme geliştirmesini ve yaptıkları işler üzerine devamlı düşünmelerini ve aldıkları dersler ile zamanın koşullarını göz önünde tutarak onları devamlı değiştirmelerini sağlar.

Especifism’in son anahtar ilkesi “toplumsal katılım” fikridir. Bu fikir öncelikle, ezilenlerin toplumun en devrimci kesimi olduğu ve toplumun müstakbel dönüşümünün tohumlarının zaten bu sınıf ve grupların içinde yattığı inancından beslenir. Ezilen ve çalışan sınıfların gündelik kavgalarına müdahil olmak; bir tek sorunu hedef alan eylemci kampanyalarına değil de, sıradan işçiler tarafından başlatılan işçi hareketleri gibi, kendi durumlarını iyileştirmek için çabalayan, devletin ve kapitalizmin saldırılarına karşı koyan insanların hareketlerine katılım sağlamak; yasal konum talep eden göçmen topluluklar ya da polisin zulmü ve cinayetlerine direnen mahallî örgütlerin; bütçe kesintileri ve harç zamlarıyla savaşan işçi sınıfı öğrencilerinin, yahut tahliye ve hizmet kesintilerine karşı çıkan fakir ve işsizler gibi insanların hareketlerine katılım göstermek. İşte toplumsal katılımdan anlaşılan budur.

Toplumsal katılıma örnek olarak FAG, kendilerinin şehirleşmiş köyler ve yoksul mahallelerdeki (Toplumsal Direniş Komiteleri denen) mahallî komitelerdeki çalışmalarını, gerek kırsal kesim topraksız işçiler hareketi MST’nin üyeleri ile, gerek çöp ve dönüştürülebilir atık toplayıcılarıyla kurdukları ittifakları gösteriyorlar. Brezilya’da istihdamın ya hiç olmaması ya da yetersiz veya geçici olması durumunun yaygınlığı nedeniyle işçi sınıfının kayda değer bir kısmı, geçimini esas olarak maaşlı bir işten değil, daha çok geçimlik işlerden ve kayıt dışı ekonomiden sağlıyor; gündelikçi inşaat işçileri, seyyar satıcılar ve kağıt toplayıcılar gibi. Birkaç yıllık çalışmanın sonucu olarak FAG, “catadores” denilen çöp toplayıcılarla sıkı bir ilişki kurmuş. FAG üyeleri onları, çöp toplayıcılarının çıkarları çerçevesinde harekete geçirmeye ve ortaklaşa işletilecek bir geri dönüşüm işletmesi kurmak için para toplamaya çalışacak olan kendi örgütlerini kurma konusunda desteklemişler.

Especifismo başkalarına zorla fikir kabul ettirme ya da hareketleri “anarşist” yapma peşinde değildir, ancak onların anarşist itkilerini, yani onların kendi kendine örgütlenmeye ve kendi çıkarları için militanca savaşmaya yönelik doğal eğilimlerini korumak ister. Sosyal hareketlerin, devrim yaratma konusunda kendi mantıklarını yaratma konuma ulaşacaklarını farz eder; illâ ki toplu olarak bilinçli anarşistler olma noktasına erişmeleriyle değil, toplu olarak veya en azından başat çoğunluk olarak kendi güçlerinin ve bu gücün gündelik yaşamlarındaki potansiyelinin farkına varmalarıyla olacaktır bu; ve bu şekilde bir anlamda anarşizmin fikirlerini bilinçli olarak benimsemiş olacaklardır.

Kaynak:
http://nefac.net/node/1385

Çeviri:
Kara Kızıl Notlar

  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Nisyan
Diğer
Video : Anarşizm
Diğer
Müzik : Salud Proletarios
Diğer

  Linkler
Kara Gazete
Kara Kızıl Notlar
Kara MecmuA
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız