Aslında, şu ya da bu şekilde, toplumsal iyileşmeyi amaçlayan herhangi bir öneri dışsal isteklerin güçlerinin ve bireyler üzerindeki zor kullanımının artması ya da azalması olarak ifade edilebilir. Eğer artıyorlarsa şeytanidirler, eğer azalıyorlarsa anarşisttirler.

Joseph A. Labadie

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Kara Kızıl Notlar - Aralık Ocak Şubat 2005/06

Sendikaların Rolü

Anarko-sendikalist Federasyon (ASF) ve Anarşist Federasyon (AF)

ASF ve AF, sınıf mücadelesi anarşistlerinin örgütleri olarak, sendikaların uzun vadede İrlanda’daki devrimci faaliyetin vasıtaları olarak kullanılamayacağı konusunda hemfikirdir.

Burada, her yerde olduğu gibi, sendikalar bürokratlardan ve emekçilerden oluşan yukarıdan aşağıya örgütlerdir ve yukarıdakiler (bürokratlar ve sendika eliti) aşağıdakilerin umutlarını kırmak ve doğal bir arzu olan çalışma koşullarının iyileştirilmesini engellemekle uğraşırlar. Bu elit, endüstriyel tekneyi sallamak bir yana sadece kendi çıkarlarını düşünen tam zamanlı ve sürekli memurlardan oluşan bir yönetim kurulundan başka bir şey değildir. Sendika memurları sınıfı, uzun zamanlı grev eylemlerine girişen emekçiler gibi kıymetli sendika aidatlarının akışını durduranları kapsamaz. Kısacası, sendikalar üyeleri tarafından kontrol edilmez, tam tersine sendika onları kontrol eder. SIPTU [ç.n. – Hizmetler, Endüstri, Profesyoneller ve Teknik Çalışanlar Sendikası: İrlanda’nın en büyük sendika konfederasyonu] gibi sendikaların “tek insan, tek oy” kavramının bölük pörçük kırıntılarına sahip olmaları ve kendi örgütlenme tarzlarında değişim çabalarına müsamaha göstermemeleri sendika bürokrasilerinin emekçiler üstündeki boğucu konumlarının bir kanıtıdır.

Kapitalizmin emekçilerin serveti yaratmalarına, ama ondan faydalanamamalarına dayanan bir sömürü sistemi olması gibi sendikaların toplu pazarlığın reklâmını yapmaları bu sömürünün bir meşrulaştırmasıdır. Kısa süre önce Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Özel Finans İnisiyatifleri (PFI) ile kamu sektöründe özel yatırımların önünün açılması gibi “toplumsal ortaklık” fikrinin sendika liderleri ve patronlar tarafından gündeme getirilmesi bunu daha da apaçık hale getirdi. Bu sırada sendikalar daha sonradan yerel mülk vergilerimizdeki artış veya kuzeydeki gibi su vergileriyle ödenecek olan kamu hizmetlerinin yıkımına göz kulak oluyorlardı.

Bununla birlikte AF ve ASF üyelerinin sendikalara katılmaması gerektiğine inanmamaktadır. Devrimci aşamaya asla gelemeyeceklerinin farkında olsak da, üyeliğin kısa vadede kazandırdığı faydaların da farkındayız. Sendikalar emekçilerin bir araya geldikleri ve ilerici fikirleri tartışabildikleri yerlerdir. Sendikalar ayrıca daha iyi sağlık ve güvenlik olanakları, yasal koruma ve yönetimle ufak husumetlerde destek de sağlarlar.

İşyeri Temsilcileri ve Sendika Temsilcileri

AF ve ASF, militan işyerleri gibi özel durumlarda üyelerinin işyeri temsilcileri veya sendika temsilcileri olasının yararlı olabileceğini kabul eder. (Bununla birlikte endüstriyel sükûnet dönemlerinde üyelerimiz eğer bunun patron sınıfına karşı mücadeleye bir katkı sağlayacağını düşünüyorlarsa elbette ki işyeri temsilcisi olabilirler.) İşyeri temsilcisi olan bir AF ya da ASF üyesi bun görevi yönetimin sözcülüğünü yaparak değil, bir delege olarak icra eder. İşyeri/sendika temsilciliği görevi örgütlerimizi ilerletmenin bir yolu olarak değil, anarşist fikirleri yaymak için kullanılmalıdır. Fakat AF ve ASF için bir işyeri/sendika temsilcisi olmanın sermayeye karşı ikini derecedeki bir taktiktir; esas amaç özerk emekçi sınıf örgütünün yaratılmasıdır (ayrıntısı aşağıda).

Tabancılık

AF ve ASF taban inisiyatiflerini destekleri fakat bu inisiyatiflerin genelde tek amacı parti çizgisinden zorlamak olan Leninist cepheler olarak kullanıldığının da farkındadır. Tabancılık bize daha iyi militanlar olmamız için gereken deneyim ve güveni verir ve patronlara karşı mücadelemize yardımcı olur. Fakat bu taktik asla kendi başına sendikaların –eski ya da yeni– sözde İşçi Partilerine bağlarını kopartacak ya da sendikaların bugünkü veya yarınki işleyiş biçimlerini değiştirecek kadar çok emekçiyi radikalleştiremeyecektir. Sendikaların içeriden reforme edilemeyeceklerine ya da demokratikleştirilemeyeceklerine katılıyoruz. Tabancılık, ancak emekçileri ‘sendikal bilincin’ sınırlarından uzaklaştırabilecek diğer stratejilerle beraber kullanıldığında yararlı bir strateji olabilir.

İşyeri Örgütlenmesi

AF ve ASF, emekçilerin kendilerin arkalarında yapılan ve üzerlerinde hiçbir kontrollerinin olmadığı kararların sessiz onaylayıcıları olmak yerine şimdiye kadar enerjilerinin boşa harcanmasına neden olan sendikaların sıkı kelepçelerinin ötesinde örgütlenecek kendine güveni ve inancı tam bireyler olarak görmelerini sağlayacak bir düşünme sürecine girmeleri gerektiğine inanır.

Bu amaca ulaşmak için AF ve ASF yükselen mücadele dönemlerinde (yavaşlatmalar, sabotaj, yasadışı grevler vs. yoluyla direniş ve doğrudan eylem fikirlerini ön sürerek) militanlık ocaklarına dönüşecek ve daha sakin dönemlerde de işyerinin dışındaki yerellerle ilişkilerini koruyacak ve geliştirecek işyeri ve yerel guruplarının kurumasını savunur. İnanıyoruz ki bu guruplar vasıflı ve vasıfsız emekçi ayrımı gözetmeksizin önce yerel/bölgesel olarak, daha sonra ulusal olarak federe bir yapı oluşturacaklardır. Olabildiğince fazla kişiyi içine alan bir şebeke kuracaklardır: Hem sendikalı, hem de sendikasız emekçileri, işsizleri, ayrılmış eşleri vs. Kısacası kapitalizmi yıkma tasarrufunu bizim sınıfımızın kendi eline verecek özerk bir eylem yöntemi sağlayacak bir örgüt.

Bu tür bir emekçi öz-eylemin son örneği “McDonalds İşçi Direnişi” çalışmasında görülebilir. Bu direniş gurubu “kendi emekçi hayatlarımızın aptallığına bir cevap …can sıkıntısına, yoksulluğa ve disipline karşı kızgın bir isyan … McDonalds’ın ve kapitalizmin aptallığına karşı bir ayaklanma” olarak ortaya çıkmıştır.

‘McDonalds’ ismini çalıştığınız işyerininkiyle değiştirin ne demek istediğimiz hakkında bir fikriniz olur.

Sonuç

Bugün İrlanda’da emekçi sınıf en az geçmişteki kadar ayaklar altında çiğnenmiş bir haldedir. Kayıtdışılaşma ve esnekleştirme, köhne bir sağlık sistemi, sermayenin dizine kapanmış bir hizmet sektörü, işçilerin de emekçilerin de benzer sıkıntılara düşmesi, yaygın özelleştirme, kitlesel işsizlik, enflasyon, berbat barınma koşulları, sekterlik, fışkıran ırkçılık…değiştirmemiz gereken bir sistemin bize giydirdiği boyunduruklardır. AF ve ASF tüm cevaplara sahip değildir, fakat bize değişim için gereken çabanın bize düşen kısmını gerçekleştirmek ve hepimizin istediği bir toplum için çalışmak için bir temel sağladığını düşünüyoruz.

http://flag.blackened.net/infohub/organise/content.php?article.321

  Etkinlik Takvimi
Kasım
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
Ekim Aralık


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Yürüyüş - 1
Diğer
Video : Anarşizm
Diğer
Müzik : A Las Barricadas
Diğer

  Linkler
Kara Haber Video Eylem Atölyesi
Doğrudan Eylem
Hayvan Özgürlüğü
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız