Biz kalbimizde yeni bir dünya taşıyoruz ve o dünya şu anda, burada büyümekte.

Buenaventura Durruti

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Gündem
ABD-Ergenekon Savaşı´nda Yeni Bombalar
"Parlamentarist Demokrasi" çerçevesinde ABD´nin büyük desteğiyle 2000´li yılların başında iktidara getirilen Ecevit-Bahçeli ikilisinin gayretleriyle oluşturulan Milli Güçler ittifakı, artık ABD´nin de gözden çıkarmasıyla sağlam bir duvara toslamış oldu. 2000-2003 yılları arasında Irak Savaşı´ın başlamasına zemin hazırlayan ittifak, ipleri kendi eline geçirmek için giriştiği hamleler sonucunda, yıllardır devrimciler için şaşalı törenlerle açtıkları hapishane hücrelerine doğru yola çıkmış durumda. Elbette sonucun böyle olacağı, yakın zamana dek düşünülmüyordu. Ancak geçen yıl mayfa babası ve Jitem kurucusu işkenceci komutan Veli Küçük´ün (ünvanları saymakla bitmiyor elbette!) sözcülüğünü yaptığı faşist ittifak (ittifakın içinde çeşitli "sol" kesimlerinde aktif görev alması ilgi çekicidir!), düzenlediği cumhuriyet-vatan-millet-sakarya mitingleriyle hükümete darbe sopasını göstermiş, bu galeyanı sokaklarda Kürt ve devrimci avına dönüştürerek puan toplamaya çalışmıştı.

Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi kadrosu, emekli "paşa"lar ve Faşist cuntacıların önderliğinde epeyce yol kateden "cumhuriyet sevdalıları", ellerine geçen her türlü kozu çekerek ABD destekli hükümeti devirmek amaçlı onlarca saldırı ve eylem gerçekleştirdi. Eylemlerin arasında Danıştay ve Cumhuriyet gazetelerine yapılan provakatif saldırılar, Ankara´da düzenlenen ve PKK´ye maledilmeye çalışılan bombalı saldırı, Diyarbakır ve çeşitli Kürt illerinde yapılan saldırılar vb. sayılabilir.

Peki durumu böylesi bir devlet krizi haline getiren asıl sebepler nedir? Uzun süredir köşe kapmaca oynamakta olan iki sermaye grubu ve bunların politik sahadaki aktörlerinin güç gösterisi: "Cumhuriyetçi" sermayenin (son gözaltına alınan grubun içerisinde Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün´ün de bulunması asla kişisel bir durum değildir) "yeşil" sermayeye karşı varlığını koruma kaygısı ve iktidarın günden güne daha fazla "yeşermesi" nedeniyle doruğa ulaştı.

Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan beri sanayi ülkelerinin güdümünde geliştirilen devlet-sermaye yapısı, (Dünyada ABD´nin ardından mason localarının -yani egemen sermaye gruplarının- kurduğu ikinci devlet olan Türkiye Cumhuriyeti) ABD´nin ılımlı islam projesiyle yapısal ve köklü değişikliklere uğruyor. Bu süreç içerisinde, İnönü ve Demokrat Parti dönemlerinde devlet ve CIA işbirliği ile (zaman zaman milliyetçi solun da iştirakiyle) yürütülmekte olan faşistleştirme projesi yürürlükten kaldırılarak, yerine "güleryüzlü islam" modelinin getirilme çabası, en nihayetinde yıllardır halkı sömürmekte olan "cumhuriyetçi sermaye"nin de tasfiyesini gündeme getirmişti. Bu kesimin tasfiyesi esnasında pozisyonlarını yitirme kaygısına kapılan "cumhuriyetçi-milliyetçi" sermaye grubu, derin devlet güdümündeki sol kesimlerle bir araya gelerek ordu içerisindeki kozlarını sahaya sürmeye başladı.
Son 8 yıl içerisinde defalarca açığa çıkan ve kökleri Susurluk olayı ile aslında ayan beyan ortada olan bu grup, AKP´nin iktidardan gider ayak son bir süpürme harekatını başlatmasıyla eşekten düşmüşe döndü.

Elbette süpürenler ve süpürülenler arasında ne nitelik ne de nicelik farkı var. Her iki kesim de ABD tarafından oluşturulmuş, teorik ve pratik zeminleri CIA tarafından belirlenmiş çekirdek örgütlerce yönetilmekteler.
AKP´nin milliyetçi kesimin bahanelerini by-pass etmek amacıyla PKK´ye yönelik operasyonlara yeşil ışık yakmasıyla birlikte değişen güç dengesinde, NATO destekli olduğu söylenen "paşalar" grubu da (AKP´ye aktif destek sağlamasa da) yapılan operasyonlara göz yumarak (yıllardır Kontr-gerilla faaliyetleriyle binlerce insanın öldürülmesi ve kybedilmesine sebep olan Veli Küçük gibi bir derin devlet adamını bile gözden çıkararak), AKP´nin önünü açmış oldu. Elbette gerçek patron ABD istediği için bugünlere gelindi. Ergenekon ve daha sayısız isimle anılan bu örgütün amacının vatanı-milleti ve sakaryayı kurtarmaktan ziyade, kendi k.çını kurtarmak ve sahip olduğu maddi ve politik gücü elden bırakmamak için planladığı iç savaş ve darbe projeleri de kamuoyuna adım adım sızdırılmaya başlandı.
Nokta Dergisi´nin kapatılmasına kadar giden darbe polemiği, artık açık açık konuşulan ve bilinen bir olay.

Önümüzdeki günlerde sonuçlanması beklenen AKP davasının sonucunda parti kapatılsa bile, milliyetçi solcu-faşist blokun elindeki güç odaklarının büyük çoğunluğu dağıtılarak, ABD-AKP-AB ittifakının kaçınılmaz zaferiyle sonuçlanması beklenen sermayeler arası kavga, halkın daha fazla yoksullaşması, daha fazla ekonomik "kriz" ve daha fazla faşizm getirecek elbette. Bugüne dek asla ezilenler yararına bir tavrı görülmemiş olan bu iki egemen gücün arasındaki mücadele, yeni tip bir devlet organizasyonuyla sonuçlanacak. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında oluşturulacak yeni politik sürecinse, zamanı günden güne yaklaşan İran saldırısı için bir ön hazırlık niteliği taşıdığı muhakkak.

Yargıtay tarafından Fetullah Gülen gibi tescilli bir CIA memurunun beraat ettirilmesiyle de durum iyice aydınlanmaya başladı... Önümüzdeki günlerde tutuklanan ergenekon yöneticilerinden bir kısmının salınarak gözdağı operasyonunun da sonlandırılması en büyük ihtimal olarak karşımızda duruyor.

İlginç bir gelişme olarak şunu da not etmekte fayda var; 2 Temmuz günü ABD Başkanı Bush´un medya sözcücü yaptığı açıklamada, president Bush´un, Türkiye´de demokrasinin emin ellerde olup olmadığına ilişkin kaygıları olduğunu ve ergenekon gibi darbeci örgütlerin dağıtılmasının sevindirici bir gelişme olduğunu söylemişti. Dün ise, beklenmeyen bir ziyaret gerçekleşti ve ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı sürpriz bir ziyaret yaparak TSK kurmaylarıyla görüştü. Bush´un açıklamasıyla hemen hemen aynı sıralarda AB yetkilileri de bir açıklama yaparak TÜrkiye´de demokrasinin gidişatını ilişkin kaygılarını dile getirdiler ve ergenekon adlı örgütün dağıtılmasından sevinç duyduklarını bildirdiler.

Sonuç olarak, filller tepişiyor çimler eziliyor... Yoksullara, Kürt halkına ve emekçilere açlık ve sefaletten başka hiçbir şey vaat edilmiyor.





Gündem Arşivi :


  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

y037
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : La Internacional Anarquista
Diğer

  Linkler
Karakök Otonomu Türkiye/İsviçre
Otonom-X
Anarşist Komünist İnisiyatif
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız