Devlet en iyi şekliyle bile kötü bir organizasyon olduğundan mümkün olduğu kadar en az devlete sahip olmalıyız

William Godwin

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Gündem
Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz!
Aleksandros Grigoropulos´un polis tarafından öldürülmesi ile başlayan isyanla dayanışma amacıyla işgal altındaki Atina Politeknik meclisinin küresel direniş eylemi çağrısı ile 20 Aralık Cumartesi günü dünyanın birçok şehrinde eylemler gerçekleştirildi.

İstanbul

İstanbul´da küresel direniş eylemi yoğun yağış altında Taksim´de 300 kişinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Eyleme anarşistler, antiotoriterler ve feministler katıldılar. Kara, kara-kızıl, mor bayraklar ve "Bütün devletler katildir, Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz" yazılı pankart ile Taksim meydanını dolduran eylemciler yüzlerini boyayarak, Alexis ve Türkiye´de polis cinayetlerinde ölenlerin adlarının yazılı olduğu kağıtlar taşıdılar ve devletin şiddetinin sureti polislere dönerek 15 dakika kadar sessiz olarak baktılar.

Sessiz eylem sonunda okunan bildiriden sonra "unutmayacağız, affetmeyeceğiz", "bütün devletler katildir", "olmaya devlet cihanda", "isyan, devrim, anarşi" sloganları atıldıktan sonra eylem sona erdirildi.

Eylemde okunan basın açıklaması metni :


Yunanistan’da binlerce insan günlerdir sokakları, okulları, belediye ve kamu binalarını, televizyonları işgal ediyor;
Kapitalizmin, devletin ve otoritenin tüm sembollerine saldırıyor.
Herkes bu kavramı farklı bir şekilde anlasa da bunun bir isyan olduğu kabul ediliyor.
Evet, bu bir isyandır;
Üstelik sadece Alexis’in öldürülmesine değil, polis ve devlet terörünün her türüne bir isyandır.
Uluslararası şirketlerin, sermayenin hayatlarımızı soktuğu cendereye isyan.
Ücretli-ücretsiz köleler haline getirilmemize isyan.
Gözleri kamaştırılmış tüketim köleleri haline getirilmemize isyan.
Savaş tüccarlarının ve orduların dünyayı bir talan yerine çevirmelerine isyan.
Yaşadığı gezegeni yok oluşa sürükleyenlere isyan.
Paranın ve mülkiyetin yarattığı adaletsizliğe isyan.
İtaatten başka bir şey öğretmeyen eğitim-öğretim kışlalarına isyan.
İkiyüzlü ahlaka dayalı aile kurumuna isyan.
Bizi kadın ve erkek olarak kodlayan, cinsel yönelimlerimizle bizi yargılayıp öldüren ataerkiye isyan.
Yaşamlarımızı zulüm, işkence ve infazlarıyla karartan militer- paramiliter güçlere isyan.
Temsili ya da militarist demokrasi kandırmacasına karşı, doğrudan demokrasi isyanı.
Kendisine saygısı olan özgür insanın ayağa kalkışı ve özgürlüğün önündeki engelleri yıkmaya başlamasıdır Yunanistan’da olan ve başka yerlere de sıçramaya başlayan.
Efendiler bilsinler ki, Alexis’in göğsüne giren kurşunlar bizim de kalbimizi yaralamıştır.
bu yarayı da ancak Yunanistan’dan bütün dünyaya yayılmaya başlayan isyan iyileştirir.
Gözlerimize iyi bakın, efendiler, o isyanın ateşi şimdi bu dilsiz haykıran gözlerde parlamaktadır.
Bu gözler Maraş’ı gördü, Sivas’ı ve Çorum’u gördü.
Bu gözler Dersim’de yakılan ormanları, boşaltılan köyleri,
Küçücük bedeni kurşunla doldurulan Uğur Kaymaz’ı gördü
Bu gözler idam sehpası için yaşları büyütülen gencecik fidanları gördü
Bu gözler Eryaman’da öldürülen travestiyi,
Sahtesi de gerçeği de tecavüzcü olan polisi gördü.
Bu gözler buzdolaplarına kapattığınız selpakçı veletleri,
Dur ihtarına uymadığı için kafasından bir kurşunla yere serilen genci,
Gözaltında döve düve öldürdüğünüz devrimciyi gördü.
Bu gözler 19 Aralık’ta paramparça edilen ve yakılan tutsak bedenleri gördü.
Tuzla tersanelerinde ölüme terk edilen işçileri
Her gün açlıktan ölüme terk edilen işsizleri gördü.
Bu gözler tüm katillerimizi, cellâtlarımızı, işkencecilerimizi gördü
Bu gözler tüm faili meçhullerin faillerini, sizleri gördü efendiler.
Gözümüz üstünüzde efendiler,
Gözümüzdeki parıltı bir yangına kıvılcım olabilir!

UNUTMAYACAĞIZ, AFFETMEYECEĞIZ!






Ankara

Yunanistan'daki isyandan gelen küresel dayanışma çağrısına tüm dünyada olduğu gibi Ankara'da da destek verildi. Anarşi Kolektifi Ankara sadece bir hareketlilik ve heyecan yaratan bir olaydan çok daha derin okunması gereken bu isyanı, yüzyılın ilk isyanını sokaktaki insanlarla konuşmak, ticari medyada çıkan haberlerin taraflılığından sıkılanlara ilk elden haberler vermek için Yüksel Caddesi'nde saat 12 ile 15 arasında masa açtı. Masada isyandan.blogspot.org'da yer alan haberlerden derlemelerin yanı sıra AKA tarafından hazırlanan 3 farklı sticker yer aldı. Stickerlara özellikle gençlerin ilgisi büyüktü. Bunun dışında saat 15'te yine Yüksel Caddesi'nde gerçekleşen basın açıklamasının duyurusu dağıtılan bildirilerle yapıldı.

Saat 15'te ise yaklaşık 20 kişinin katılımıyla siyah bayraklar ve dövizler eşliğinde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada Yunanistan'da başlayan isyanın getirdiği perspektifle Türkiye'ye bakılması gerektiği belirtildi. Alexis'in polis tarafından öldürülmesinin münferit bir olay olmadığı ifade edildikten sonra "İktidarın eşitsiz dağılımının en somut ifadesi devlet, polis ve onun şiddeti olarak kendini gösterir. Bu şiddet asla yargılanmayan hep cezasız kalan bir şiddettir. Polis şiddetinin hedefleri toplumda "ötekileştirilmiş" gruplardır. Kadınlar, sokaklarda yaşayanlar, yoksullar, işçiler, işsizler, eşcinseller, travestiler, sistem karşıtları, egemen dinin ya da etnisitenin mensubu olmayanlar..." denildi.

Açıklamada Türkiye'den güncel polis şiddeti örneklerinden bazılarına, zaman geçse de unutulamayacak 19 Aralık operasyonuna ve anarşistlerin, anti-otoriterlerin Türkiye'deki etkin mücadele alanlarından birisi olan vicdani ret ile devlet/ordu/polis şiddeti arasındaki bağa da değinildi.

Açıklamadan sonra "Bütün devletler katildir." , "İsyan, devrim, anarşi", "Her yer isyan her yer anarşi" sloganları atıldı ve grup dağıldı.


Okunan basın açıklaması metni :

Bugün buraya Yunanistan'da 6 aralık gecesi kendini bilmez bir polis memurunun soğukkanlı bir biçimde öldürdüğü Alexis'i anmak ve 14. gününe girmiş bulunan isyana destek olmak için geldik. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde olduğu gibi tüm dünyada da bugün Yunanistan'da başlayan isyanla dayanışmak için anarşistler, anti-otoriterler ve isyanın heyecan verdiği herkes sokaklarda. Devletlerin var olduğu her yerde önemsiz sayılıp örselenenlerin de var olduğunu unutmadan Türkiye'ye, yaşadığımız ülkeye ayrıca odaklanmamız gerekiyor.

Çünkü yaşadıklarımız karşısında Yunanistan kadar hızlı, doğrudan ve ne söylediğini bilen bir şekilde tepki veremiyor oluşumuzdan yararlananlar, kendilerine "besin" sağlayanlar var. Alexis Yunanistan'da polis kurşunuyla öldürülen tek insan değildi. Dünyanın her yerinde iktidarın eşitsiz dağılımının en somut ifadesi devlet, polis ve onun şiddeti olarak kendini gösterir. Bu şiddet asla yargılanmayan hep cezasız kalan bir şiddettir. Polis şiddetinin hedefleri toplumda "ötekileştirilmiş" gruplardır. Kadınlar, sokaklarda yaşayanlar, yoksullar, işçiler, işsizler, eşcinseller, travestiler, sistem karşıtları, egemen dinin ya da etnisitenin mensubu olmayanlar...

Ülkemizde polis üniforması öyle yüce bir semboldür ki üniformalı biri gelip gözümüzün önünde bir kadını saçından sürükleye sürükleye alıp götürse "Ne oluyor?" bile demeyiz. Polis üniformasını giyen kişi öyle "üstün" bir varlığa dönüşüverir ki arkasından seslendiği üniformasız kişi duruvermezse çıkarır belinden tabancasını, çekiverir tetiği. Polis üniformasını giyen kişi nasıl giyinip nasıl yaşanacağını, nasıl konuşup nasıl sevişileceğini, kimin yaşama hakkına sahip olduğunu belirleme hakkını kendinde bulur, sırf kendi yaptığı bu belirlemeye uymuyorlar diye yaşamlarını devam ettirebilmek için gerekli parayı kazanmaya çalışan travesti ve transseksüellere nefretle saldırır. Anayasasında "hukukun üstünlüğü ilkesini" benimsemiş olan devletin hukuku da "genel ahlak" kisvesi altında polisini korur. Korur tabii ya, polis olmasa cezaevinde tecrit ettiği insanlardan bile ödü patlayan devlet huzura nasıl kavuşacak? Kankisi polis girer cezaevine dağıtır, yıkar, öldürür, yakar; yeter ki devletçiği rahat uyusun uykusunu.

Yunanistan'da bugün sokaklara dökülenlerin bir ayağı askeri darbe karşıtı hareketlerdedir. Yunanistan askeri diktatörlük altında olduğu için O ülkedeki darbe karşıtı hareket bugün doğrudan eylem pratikleriyle sokaklara yaşam verenlerin içindedir. Bizde ise ordu darbelerden güçlenerek çıkmışken, sosyal ve siyasi hareketler cılızlaşıp hantallaştılar. Burada devletin zor araçlarını kullanarak çok başarılı bir biçimde yürüttüğü sindirme politikalarının hakkını da teslim etmek gerekir. O günden bugüne de toparlanamadık. Ordu devletle ve daha tehlikelisi toplumla eşdeğer hale gelmeye başlarken bu terazinin ayarını bozmaya yönelik en önemli girişim olan vicdani ret, yine hukukun "üstat" ordunun yardımına yetişmesiyle 318 numaralı bir kanun maddesi tarafından engellenmeye çalışılıyor. Vicdani retçiler "öteki"ler arasına sokulurken vicdani ret hareketinin de toplumsallaşma ve devletin baskı mekanizmalarının tümünü reddedişe evrilme çabaları sekteye uğruyor.

Bu karamsar tablo bugüne kadar bizi harekete geçmekten alıkoymuş olabilir. Ancak Yunanistan'lı kardeşlerimiz sokaklara getirdikleri yaşamla bize de umut verdiler. Daha insancıl bir gelecek için sosyal dönüşümün, tabi ki politik ve ekonomik sonuçlarıyla da beraber hala anlamlı ve mümkün olduğuna işaret ettiler. Belki de daha da önemlisi bunun sadece bir ihtimalden ibaret olmadığını, tam da şu an hemen yanımızda gerçekleşen şey olduğunu gösterdiler. İnsanları öldürenin her zaman otorite, güçsüzleri öldüreninse her zaman güçlüler olduğunu unutmayalım. Türkiye'nin sokakları, caddeleri, vitrinleri de yaşama kavuşmayı bekliyor. Başlangıç noktasını gösteren Yunanistan'lı kardeşlerimizin ardına düşelim! Haydi!

Anarşi Kolektifi Ankara
[ ankanarsi@gmail.com ]

Zürih, İsviçre

Bugün Zurich'te miting yapıldı. Yürüyüşe katılan çeşitli anarşist gruplar pankart açarak Yunanistan Konsolosluğuna doğru yürüyüş yaptı. Konsolosluğa kadar polis gözükmedi. Konsolosluğun önündepolisler önlem almışlardı. Anacaddeden ve sokaklardan gelen polis otoları siren çalmadan yaklaştılar. Polis yardımı gelinceye kadar pankartlar konsolosluğun demirlerine asıldı ,duvarlara sloganlar yazıldı. Eylem bitiminde polisler yollarda üst araması yapıp 4 kişiyi gözaltina aldı.

Dostçakalın
Karakök Otonomu Türkiye/İsviçre

Oaxaca, Meksika

Anarko-punk gençler Yunanistan ayaklanmasına katılan tüm yoldaşlarla dayanışmak amacıyla bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Yedi Bölgeler Çeşmesinden yola çıkan Dignidad Rebelde Kolektifleri, Brigada Indigenas/94 ve Brenalokos meydana kadar yürüdüler. Yol boyunca PRI partisinin kadın merkez bürosunun önünden geçerken destek mesajlarını yazılamalarla gönderdiler. Daha sonra, yürüyüş sırasında Federal Mahkemeler'den ve Dış İlişkiler Bürosunun önünden geçerken de yazılamalar yapıldı. Yürüyüş Zocalo'daki meydanda toplanan bir eylemle bitirildi.

Fotolar: http://www.indymedia.org.uk/en/2008/12/415688.html

* Diğer eylem haberleri geldikçe güncellenecektir.





Gündem Arşivi :


  Etkinlik Takvimi
Ocak
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Aralık Şubat


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

a018
Diğer
Video : Haymarket
Diğer
Müzik : Ciao Bella
Diğer

  Linkler
Kara Haber Video Eylem Atölyesi
otonomizmir
Kara Mecmu-A Forum
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız