|
Sintala, güneşin ilk ışıkları ile uyanıp hazırlanmaya başladı. Bugün aktif bir gün olacaktı. Dünyadaki tüm gençler gibi kendisi içinde önemli bir yaşa ve yıla giriyordu. Yirmi yaşına girişini elbette kutlamalıydı. Arkadaşları akşama onun için bir parti düzenleyeceklerdi.
İlk iş olarak, posta kutusuna bırakılmış olan parti broşürlerini almak için dışarı çıktı. Kendini bildi bileli partiler çeşitli propaganda materyalleri gönderiyorlardı. Küçükken şeker paketleri üzerinde cicili bicili şeyler, daha sonra bir yere ait olma hissiyatı veren sloganlar ve resimler içeren kağıt vb. şeyler. Son iki yıldırda broşürler düzenli olarak gelmekteydi. İktidardaki liberal "Yeni Düzen Partisi", "Ekolojik Kapitalizm Partisi", "Birleşik Komünist Parti", farklı dinlere inananların kurduğu "Muhafazakar Birlik", sosyal demokrat "Yaşam Partisi"... Belli başlı partilerin broşürleri gelmişti. Bunlar yanında sayısız ufak tefek parti tanıtım broşürleride vardı..
Bahçe duvarında bir sürprizde vardı; sprey ile duvara yazılmış büyük bir "OY KULLANMA" yazısı... "Aptal insanlar, her şeyi çok iyi bildiklerini düşünüyorlar" diye geçirdi içinden. "Yaşamsal oy hakkı için ne mücadeleler verildiğini, bunun için kaç insan öldüğünü bilmiyorlar..." Bu tipler hep eğitim sisteminin yetersizliğinden kaynaklanıyordu. Üç yıllık "siyasal bilgiler" ve "oy hakkı tarihi" dersinin yetersiz geldiği açıktı, dersler en az beş yıl olmalıydı.
Evi temizleyip, akşam için hazırlıkları bitirdiğinde henüz daha yeni öğlen olmuştu. Parti için yemekleri hazırlamayı, evi süslemeyi üstlenen arkadaşlarının gelmesine en az üç saat vardı daha. "Ah şu heyecanlı yapım" diye kendi kendine güldü.
Acaba gidip oy kullansamıydı.. Yapılan anketlere göre insanların %10'u ilk gün oy kullanıyordu. %70 gibi ağırlıkta olan bir kesim, ilk üç ayda, %3 gibi "maceracı" bir kesim ise son gün oy kullanıyordu. Siyasi uzmanlara göre %70'lik kesimin ilk üç ayda oy kullanması, Sintala'nın aksi düşüncelerine rağmen eğitim sisteminin ne kadar iyi olduğunu gösteriyordu, belirsizlik yok, karar verebilmiş seçmenler...
Son dokuz ayda oy kullanan %28'in yaklaşık yarısı iki parti arasında kararsız kaldıklarından geç oy kullandıklarını belirtmişlerdi anketlerde. Geri kalanların önemli kısmı daha fazla parti arasında kararsız kalırken, azınlıkta kalan bir kısım "hepsi aynı" gerekçesi ile geç oy kullanmışlardı.
%2 gibi bir kesim ise oy kullanmamıştı. Eğer geçerli bir nedenleri yok ise bu insanlar "toplumsal düzeni bozma" suçundan ağır cezalar alabiliyorlardı.
Sintala, hemen oy kullanmamaya karar verdi. Aslında kendini karar vermiş olarak görüyor ama alternatifleride silip atmak istemiyordu. Yeni Düzen Partisine oy verecekti. Üç yıldır iktidardaydılar ve bir "falso"ları olmamıştı. Bunlardan önce iktidara olan Yaşam Partisi zamanında ekonomik olarak zorluklar yaşanmıştı. Kesinlikle YP'ye vermeyecekti oyunu. Birleşik Komünist Partiyi düşünüyordu alternatif olarak. BKP ile YDP arasında en büyük fark BKP'nin sistem karşıtı zibidilere ağır cezalar getirilmesini savunmasıydı. Oturmuş bir ekonomik sistem olduğundan ekonomik olarak birbirlerine yakın düşünüyordu bu iki parti ve diğerleri.
Üç saate yakın vakite sahip olduğundan ders notlarını gözden geçirmeye karar verdi Sintala. Ne de olsa bu yıl oy kullanacaktı...
|