|
Ben burada oturmuş, beni satın alma teklifi verecek birini bekliyorum. Eğer biri çıkmazsa, otomatikman sizin bulduğunuz iş ne olursa onda çalışmaya zorlanacağım -ya bu ya da önümüzdeki yirmi yıl için beynimi durdurup kendimi bir laboratuvar hayvanına çevirmem lazım. Bunun oldukça iğrenç bir durum olduğunu fark ettim. Herhangi bir kimsenin böyle bir muameleye tutulabileceğini düşünmüyorum."
69-Aquila omuzlarını silkti. "Bu gerekli" dedi. "Aslında sadece gereklide değil, kaçınılmaz. Tetronların, binlerce insansı kültürün tarihini inceleme fırsatı oldu. Bilim adamlarımızın analiz edip açıkladıkları veride bir şablon vardır. Bir insansı kültürde varolan ilişkilerin cinsi, neredeyse tamamen, o kültürün sahip olduğu teknolojiye bağlıdır. Teknoloji geliştikçe, varoluşların ekonomik temeli de değişir. Başlangıçta, ortada bahsedilecek bir teknoloji yokken, herkes gücünü hayatta kalmak için harcardı; ortada karmaşık bir sosyal yapı yoktu. Ana sosyal gruplar aileler ve kabilelerdi; politik güç sadece kaba kuvvetti.
Bilim, oldukça az sayıdaki tarımla uğraşanların, kendi sayılarının iki katına yetecek kadar yiyecek üretmesine uygun yeterliliğe ulaştığında, şehirler ve onlarla beraber çok daha karışık yapılanmalar ortaya çıkabildi. Politik güç tamamıyla toprağın kontrolüne bağlandı, çünkü toprağı kontrol edenler toprağın ürünü olan fazla yiyeceği de kontrol edebiliyordu ve bu, şehirde yaşayanları besleyen şey oldu.
|
Bilim geliştikçe daha da karışık bir teknoloji ortaya çıktı ve makinalar üretim işinin çoğunu devralmaya başladılar. Tarım çok daha verimli hale geldi ve şehirler büyüdü. Fabrikalar belirdi; makineleri kontrol edenler toprağı kontrol edenlerle rekabet edecek politik gücün tadını çıkardılar. İşte bu, sizin kendi kültürünüzün bugünkü deneyimini kazandığı tarihi basamaktır. Doğal olarak, bu size ürkekliğin sonu gibi gözükebilir. Eğer hayal gücünüz olsaydı, öyle olmadığını anlayacaktınız; fakat hangi bireylerin toprak ve makinaları kontrol edeceği ya da hangi politik kurumun onları devralacağı hakkında sonsuz ağız dalaşı yapmaktan başka bir şey düşünmediniz.
|
 |
Biz tarihi şablonda, barbarlık evrenizle buna ulaşmanızın çok zaman alacağını, ama gene de bunu size açıkladığımızda bize inanmayacağınızı biliyoruz. Gerçek bu, apaçık ortada, fakat barbarlar tescillenmişcesine aptal ve mantıksızlar. Mevcut kültürel durumunuzdan ortaya çıkacak olan -eğer görecek gözleriniz olsa, şu anda bile ortaya çıkanlar var- yeni bir sosyal ilişkiler sistemidir. Kapitalizmin feodalizmin yerine geçmesi gibi kapitalizmin yerine de kölelik geçecektir. Bu kaçınılmazdır. Teknolojiniz şu anda bile sınırsız enerji sağlayacak noktaya geldi. Bu temel gücü kontrol ettiğiniz ve yıldızlar arası yolculuğu keşfettiğiniz zaman, toprağı kontrol etme konusunun gerçek bir önemi kalmayacaktı -barbar komşularınızla yaptığınız salakça bölgesel savaş bunu anlamayı beceremediğinizi gösteriyor. Benzeri olarak, şu anda ihtiyacınızdan fazlasını üreten makine gücünüz var- ekonomik bolluk içinde yaşıyorsunuz. Bildiklerime göre, dünyanızda açlık çeken insanlar hala olabilir, eğer gerçekten doğruysa bu, tamamıyla gereksiz. Tetronların yönettiği hiçbir dünyada, hiçbir koşulda, açlık çeken hiçbir kişi yoktur. Makinelerin kontrolü böylece önemli bir politik güç olmaktan çıktı.
Öyleyse, bunun yerine geçecek politik güç nedir? Size söyleyeceğim -diğer insanları kontrol etmektir; birbirlerine yaptıkları hizmetin kontrolü. Esasında, bu her zaman politik gücün en can alıcı unsuruydu -ve bu politik güçtür- ama bu sonuç sosyal tarihin ilkel aşamalarında vasat yol kullanılarak elde edilen dolaylı bir sonuçtır. Son aşamada, araya girme imkanı yoktur ve sonuç doğrudan elde edilir. Bütün sosyal ilişkiler bir kişinin diğerinin hizmetini kontrol etmesini amaçlayan bir kurum şeklini almaya başlar. Para maldan çok emeğin simgesi olur. Toplum üyelerinin karşılaştığı bütün zorlukların bedeli -gönüllü veya gönülsüz oldukları- hizmet anlaşmalarıyla ödenir. Ekonomik bolluk olan bir yerde, kişi borcunu kendini satmanın dışında nasıl ödeyebilir ki? Onun satacak başka hiçbir şeyi yoktur. İstersen "kölelik" de ama bu onun kaçınılmaz olduğu gerçeğini birazcık bile azaltmaz. Bu bütün insansı toplumların kaderidir."
|