koyaanisqatsi (hopi dilinde) 1.çılgın yaşam... 2.karmaşık yaşam, 3.dengesiz yaşam, 4.parçalanmış yaşam...
5.bir başka yaşam biçimini gerektiren yaşam durumu

  Sayı 4     kfanzin@anarsi.org
FESTİVALE 1 AY KALDI
KAPİTALİZMİN SONU; KÖLELİK
Brian Stableford yazmış olduğu Asgard Üçlemesi'nde (3. kitap hala Türkçe'ye çevrilmedi), terkedilmiş gibi gözüken ve yapay katlardan oluşan bir gezegende geçen bir öyküyü anlatmakta. Bir çok gezegenden gelen araştırmacıların kimi zengin olmak için kimide macera için alt katlara inmeye çalışmakta. Araştırmacılar arasında hakim olan ırk ise Tetronlar. Özellikle biyoteknolojide çok ilerlemiş olan bu ırk, gezegenin polis ve yargı gücünüde oluşturmakta. Dünya'dan gitmiş olan araştırmacı Mike Rousseau, işlemediği bir suçtan dolayı hapise atılır. Tetron yasalarına göre Rousseau 3 gün içinde alıcı çıkarsa belli bir süreliğine hizmet etmek için o kişiye verilecek, alıcı çıkmazsa tetronların deneylerinde kullanılacaktır. İşte Rousseau'nun, hapiste gardiyan 69-Aquila ile kölelik üzerine konuşması..

Ben burada oturmuş, beni satın alma teklifi verecek birini bekliyorum. Eğer biri çıkmazsa, otomatikman sizin bulduğunuz iş ne olursa onda çalışmaya zorlanacağım -ya bu ya da önümüzdeki yirmi yıl için beynimi durdurup kendimi bir laboratuvar hayvanına çevirmem lazım. Bunun oldukça iğrenç bir durum olduğunu fark ettim. Herhangi bir kimsenin böyle bir muameleye tutulabileceğini düşünmüyorum."

69-Aquila omuzlarını silkti. "Bu gerekli" dedi. "Aslında sadece gereklide değil, kaçınılmaz. Tetronların, binlerce insansı kültürün tarihini inceleme fırsatı oldu. Bilim adamlarımızın analiz edip açıkladıkları veride bir şablon vardır. Bir insansı kültürde varolan ilişkilerin cinsi, neredeyse tamamen, o kültürün sahip olduğu teknolojiye bağlıdır. Teknoloji geliştikçe, varoluşların ekonomik temeli de değişir. Başlangıçta, ortada bahsedilecek bir teknoloji yokken, herkes gücünü hayatta kalmak için harcardı; ortada karmaşık bir sosyal yapı yoktu. Ana sosyal gruplar aileler ve kabilelerdi; politik güç sadece kaba kuvvetti.

Bilim, oldukça az sayıdaki tarımla uğraşanların, kendi sayılarının iki katına yetecek kadar yiyecek üretmesine uygun yeterliliğe ulaştığında, şehirler ve onlarla beraber çok daha karışık yapılanmalar ortaya çıkabildi. Politik güç tamamıyla toprağın kontrolüne bağlandı, çünkü toprağı kontrol edenler toprağın ürünü olan fazla yiyeceği de kontrol edebiliyordu ve bu, şehirde yaşayanları besleyen şey oldu.

Bilim geliştikçe daha da karışık bir teknoloji ortaya çıktı ve makinalar üretim işinin çoğunu devralmaya başladılar. Tarım çok daha verimli hale geldi ve şehirler büyüdü. Fabrikalar belirdi; makineleri kontrol edenler toprağı kontrol edenlerle rekabet edecek politik gücün tadını çıkardılar. İşte bu, sizin kendi kültürünüzün bugünkü deneyimini kazandığı tarihi basamaktır. Doğal olarak, bu size ürkekliğin sonu gibi gözükebilir. Eğer hayal gücünüz olsaydı, öyle olmadığını anlayacaktınız; fakat hangi bireylerin toprak ve makinaları kontrol edeceği ya da hangi politik kurumun onları devralacağı hakkında sonsuz ağız dalaşı yapmaktan başka bir şey düşünmediniz.

Biz tarihi şablonda, barbarlık evrenizle buna ulaşmanızın çok zaman alacağını, ama gene de bunu size açıkladığımızda bize inanmayacağınızı biliyoruz. Gerçek bu, apaçık ortada, fakat barbarlar tescillenmişcesine aptal ve mantıksızlar. Mevcut kültürel durumunuzdan ortaya çıkacak olan -eğer görecek gözleriniz olsa, şu anda bile ortaya çıkanlar var- yeni bir sosyal ilişkiler sistemidir. Kapitalizmin feodalizmin yerine geçmesi gibi kapitalizmin yerine de kölelik geçecektir. Bu kaçınılmazdır. Teknolojiniz şu anda bile sınırsız enerji sağlayacak noktaya geldi. Bu temel gücü kontrol ettiğiniz ve yıldızlar arası yolculuğu keşfettiğiniz zaman, toprağı kontrol etme konusunun gerçek bir önemi kalmayacaktı -barbar komşularınızla yaptığınız salakça bölgesel savaş bunu anlamayı beceremediğinizi gösteriyor. Benzeri olarak, şu anda ihtiyacınızdan fazlasını üreten makine gücünüz var- ekonomik bolluk içinde yaşıyorsunuz. Bildiklerime göre, dünyanızda açlık çeken insanlar hala olabilir, eğer gerçekten doğruysa bu, tamamıyla gereksiz. Tetronların yönettiği hiçbir dünyada, hiçbir koşulda, açlık çeken hiçbir kişi yoktur. Makinelerin kontrolü böylece önemli bir politik güç olmaktan çıktı.

Öyleyse, bunun yerine geçecek politik güç nedir? Size söyleyeceğim -diğer insanları kontrol etmektir; birbirlerine yaptıkları hizmetin kontrolü. Esasında, bu her zaman politik gücün en can alıcı unsuruydu -ve bu politik güçtür- ama bu sonuç sosyal tarihin ilkel aşamalarında vasat yol kullanılarak elde edilen dolaylı bir sonuçtır. Son aşamada, araya girme imkanı yoktur ve sonuç doğrudan elde edilir. Bütün sosyal ilişkiler bir kişinin diğerinin hizmetini kontrol etmesini amaçlayan bir kurum şeklini almaya başlar. Para maldan çok emeğin simgesi olur. Toplum üyelerinin karşılaştığı bütün zorlukların bedeli -gönüllü veya gönülsüz oldukları- hizmet anlaşmalarıyla ödenir. Ekonomik bolluk olan bir yerde, kişi borcunu kendini satmanın dışında nasıl ödeyebilir ki? Onun satacak başka hiçbir şeyi yoktur. İstersen "kölelik" de ama bu onun kaçınılmaz olduğu gerçeğini birazcık bile azaltmaz. Bu bütün insansı toplumların kaderidir."


YAŞAMSAL OY HAKKI - 2. Bölüm

Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra tek kutuplu kaldığı düşünülen dünya 2000'lerin başlarında yeni güçlerin ortaya çıkması ile çok kutuplu hale gelmişti. ABD, Avrupa Birliği, Çin, Japonya, giderek büyümekte olan Avustralya, kısıtlı olan enerji kaynaklarını paylaşmak için tehlikeli olmaya başlayan bir silahlanma yarışına giriştiler.

2018 yılında beklenen oldu. Çin, Hazar Denizi ve çevresindeki alanlara hakim olan ABD'ye savaş açtı. Böylece istisnasız tüm devletlerin katılmak zorunda kaldığı 34 yıl sürecek 3. Dünya Savaşı başladı. Savaşın beklenmeyen bir sonucu oldu; diğerlerine üstünlük kuramayan devletler çareyi ortak bir dünya devleti kurmakta buldular. Böylece 23 yıllık "imparatorluk" dönemi başlamış oldu. Savaşta ülkelerinin yönetimini ellerinde tutan generaller, savaş bitiminde oluşan birlik ile güçlerine güç kattılar. Dünya'yı bu generallerin oluşturduğu bir konsey yönetmeye başladı. Seçimlerin olmamasından dolayı bu döneme "imparatorluk dönemi" adı verildi. İmparatorluk savaşın getirdiği ağır ekonomik yük yüzünden toparlanamadı ve sık sık isyanlar yaşadı. Sert şekilde müdahale edilmelerine rağmen isyanlar 2075 yılında "imparatorluğu" yıktı.

O güne kadar illegal olarak kalan partiler yeni kurulanlarla birlikte yeni seçim kanunu hazırlamak üzere yoğun çalışmalar gerçekleştirdiler. Bu hazırlanacak olan yasa bugüne kadar kullanılanların en mükemmeli olmalıydı. İnsanlar bilinçli olarak seçim yaparak Dünya'yı yönetecekleri seçmeliydiler. 4-5 yılda bir oy kullanma hakkının insanları bilinçsizliğe götürdüğünü düşünen partiler, "yaşamsal oy hakkı"nı geliştirdiler. Buna göre insanlar belli bir seviyeye kadar eğitip, bilinçlendirilecek ve sonra Dünya üzerinde söz hakkını kullanacaktı. Yasaya göre 16 yaşından itibaren üç yıl boyunca siyasal bilgiler dersi ile partilerin farklılıkları anlatılacaktı. Bunun yanında insanlığın "altın çağı"nı anlatan oy hakkı tarihi dersi gösterilmeye başlandı.

Yasaya göre 20 yaşına giren kişinin, 21 yaşına girene kadar oy kullanma hakkı bulunmaktaydı. Kullanılan oylar önceki senelerdeki oyların üstüne eklenmesi ve her sene 1 Ocak'ta oyları fazla olan partinin iktidara gelmesi kararlaştırıldı. Bu kadar kısa sürede istikrar sağlanamayacağı yönündeki iddialar, aksine ekonomik sistemin kısa vadede, önemli değişikliklere uğratılamamasından dolayı çürümüş oldu. Hatta tam aksine partilerin arasındaki farklılıklar eridi ve savaş öncesi olan siyasi çekişmeler azaldı.

Kapı çalınınca Sintala elindeki kitabı bıraktı. Gelen yemekleri yapmayı üstlenen arkadaşıydı. "Nice mutlu yıllara, 64'e uğur getir" diye girdi arkadaşı. 64, önümüzdeki yıl başlayacak hükümet yılıydı.


ALL OR NOTHING - TÜMÜ YADA HİÇBİRİ - (Accept - Objection Overruled)
Accept'in mükemmel albümü Objection Overruled'dan bir devrim çağrısı :) Çeviride sorunlar olabilir. Hataları bildirirseniz sevinirim. Accept'in vokalisti UDO Temmuz ayında Rock The Nations Festivalinde İstanbul'da olacak. Kara bayraklarla konserde olmak gerek :)

Revolution in the streets
Our vision turned into reality
Too late to stop it now
A spark that's lit a fire burning high

It's time to take a stand
Stand up for your rights and beliefs
Together we'll be strong - we're gonna fight them all
We got the power - to turn the world around

It's all or nothing - and we don't stop fighting
All or nothing - and we won't back down
It's all or nothing - we can light a fire
All or nothing - we will take it all

No matter what you are
No matter where you're from and where you go
There's a place for all of you
Side by side - we can only win

No turning back the time
The force is growing day by day
No wall is high enough - no chain too strong
We got the power - to double back around

It's all or nothing - and we don't stop fighting
All or nothing - and we won't back down
It's all or nothing - we can strike a fire
All or nothing - we will take it all - we will take it all

It's all or nothing - let us break the silence
All or nothing - we will shout it out
It's all or nothing - so we'll strike a fire
All or nothing

It's all or nothing - and we don't stop dreaming
All or nothing - and we won't back down
It's all or nothing - we won't stop believing
All or nothing - we will take it all - we will have it all

Devrim sokaklarda
Bizim görüşümüz gerçekliğe dönük
Durdurmak için artık çok geç
Bir kıvılcım yani bir yangının ışığı

Şimdi ele geçirme, ayağa kalkma zamanı
Hakların ve inandıkların için ayağa kalk
Birlikte güçlüyüz - hepsine karşı savaşacağız
Biz güçlüyüz - dünyayı çevirecek kadar

Tümü yada hiçbiri - ve biz kavgayı bırakmayacağız
Tümü yada hiçbiri - ve biz geri çekilmeyeceğiz
Tümü yada hiçbiri - biz ateşi yakacağız
Tümü yada hiçbiri - biz hepsini alacağız

Ne isen önemi yok
Nereden geliyorsan ve nereye gidiyorsan önemi yok
Hepiniz için yer var
Yan yana - biz sadece kazanmalıyız

Zamanda geri dönüş yok
Gücümüz günden güne büyüyor
Yeterince yüksek duvar yok - çok güçlü zincir yok
Biz güçlüyüz - iki kere döndürecek kadar

Tümü yada hiçbiri - ve biz kavgayı bırakmayacağız
Tümü yada hiçbiri - ve biz geri çekilmeyeceğiz
Tümü yada hiçbiri - ateşi çalmalıyız
Tümü yada hiçbiri - biz hepsini alacağız - biz hepsini alacağız

Tümü yada hiçbiri - sessizliği kırma vakti
Tümü yada hiçbiri - dışarıya haykırmalıyız
Tümü yada hiçbiri - öyleyse ateşi çalacağız
Tümü yada hiçbiri

Tümü yada hiçbiri - ve düşlemeyi sona erdirmeyeceğiz
Tümü yada hiçbiri - ve biz geri çekilmeyeceğiz
Tümü yada hiçbiri - inanmayı sona erdirmeyeceğiz
Tümü yada hiçbiri - biz hepsini alacağız - biz hepsini

anarşi (dünyanın tüm dillerinde) 1.özgürlük... 2.eşitlik, 3.dayanışma, 4. örgütlü yaşam...
5.bir başka yaşam biçimini gerektirmeyen yaşam durumu