koyaanisqatsi (hopi dilinde) 1.çılgın yaşam... 2.karmaşık yaşam, 3.dengesiz yaşam, 4.parçalanmış yaşam...
5.bir başka yaşam biçimini gerektiren yaşam durumu

  Sayı 9     kfanzin@anarsi.org
BU DUVAR YIKILACAK!


Yeryüzü binlerce kez katliamları, işkenceleri, sürgünleri gördü. Dünyanın her bölgesinde acılar yaşandı, yaşanmaya devam etmekte. Ama biliyoruz ki bunların yaşandığı her yerde direniş de var.

Dünyanın en vahşi ve planlı katliamlarından birini yaşayan insanların başbakanı Ariel Sharon bugün katliamların ve sürgünlerin düşünceleri, özgürlüğü duvarlarla, işkencelerle engelleyebileceğine inanan tüm iktidarlar gibi o da insanlığın üzerine duvar örmeye çalışıyor. Sharon bir katildir. Sharon yahudi olduğu için değil, bir faşist olduğu için katildir. Sharon sadece Filistinlileri katletmekle kalmıyor, uygulamaları nedeniyle antisemitizmi de güçlendiriyor.

Ama biliyoruz ki her iki toplumda da yaşanan bu kör şiddete karşı çıkan ve başka bir yaşam düşleri kuran insanlar var. Bunlar duvarın iki yanından tuğlaları sökmeye çalışıyorlar. Birbirlerine karşı silah almayı reddediyorlar. O insanlar duvarı protesto etmeye devam ediyorlar.
Vuruluyorlar, hapsediliyorlar.

Ama seslerini biz buradan duyuyoruz, tıpkı bugün dünyanın bir çok ülkesinde duyulduğu gibi. Aralarımız da oluşturulmuş onlarca yapay sınıra karşın duruyoruz. Buradan onlara sesimizi gönderiyoruz, dayanışmamızı, hep beraber haykırıyoruz o sınırlarınız da, duvarlarınız da yıkılacak.

Duvara Karşı Anarşistler
22 Ekim tarihinde İstanbul'da yapılan basın açıklaması


Heavy Metal : Asla Sadece Müzik Değil *

Birçok kişi Heavy Metal dinliyor, hatta bunların önemli bir kısmı bu muziği icra etmeye de çalışıyor. Peki acaba bunların kaçı Heavy Metal'in ne olduğu hakkında bir düşünceye sahip? Bu insanlar icin Heavy Metal'in ne gibi bir anlamı var?

Bu soruları cevaplayabilmek için önce sanırım Heavy Metal'in nasıl ve hangi şartlar altında ortaya çıktığını incelemek gerek. Heavy Metal'in tarihini inceleyenlerin birçoğuna göre ilk ateş Black Sabbath ile yanmıştır. Sabbath'ın ilk albümünün 1970'te çıktığını hesaba katarsak ateşi yakan kıvılcımların 60'lı yılların sonunda parlamaya başladığını söylemek sanırım doğru olur.

60'lı yılların sonunda dünya büyük değişimlere gebeydi. Özellikle ABD'nin Vietnam Savaşı'na karşı gençlerin oluşturduğu büyük kitlesel tepkiler, 68 hareketinin ortaya çıkması, ABD ve SSCB arasındaki rekabetin sahasının dünyayıda aşarak uzaya taşması ve daha onlarca neden. Ortalıkta dolaşan nükleer savaş söylentileri... Dünyadaki, özellikle de üçüncü dünyadaki, gelir adaletsizliğinin, suç oranının, insan hakları ihlallerinin dayanılamaz hale gelmesi... Hepsi çeşitli patlamaların habercisiydi sanki.

Ve mevzubahis patlamalar da oldu. Birçok değisik alanda cereyan eden bu patlamalar müzik alanında da kendini göstermişti. Muziğin de yardımıyla varolan düzendeki bozukluklardan tutun da yaşamımızı oluşturan öğelerden hemen hepsi sorgulanmaya çalışılmış ve sorgulama sonucu bulunan yanlışlıklar da tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmeye başlanmıştı.

Heavy Metal kavramı bu şekilde ortaya çıktı. Ve ortaya çıkış şekline bir daha bakacak olursak HM'in sadece bir müzik türü olmaktan çok daha öte vasıflar taşıdığını da görebiliriz. Diğer müzik türlerinde olmayan turden bir protest ruh, diğer türlerdeki kokuşmuş romantizmin yerine yalın ve sert bir realizm ve tüm bu tepkileri de aynı yalınlık ve sertlik çerçevesinde ifade edebilecek türden bir RAW ve HEAVY sound... HM'in özü bariz bu şekilde oluştu. Black Sabbath War Pigs'i neden yaptı? Gerçek anlamda ilk HM parçalarından biri olarak War Pigs'i göstermek sanırım yanlış olmaz. Şu ana kadar bahsetmiş olduğumuz bütün nitelikleri içinde barındıran eşsiz bir eserdir çünkü o.

Black Sabbath'ı takiben birçok önemli grup daha çıktı 70'lerde. Ama HM adına asıl patlama 79 yılının sonlarında ve 1980 yılında yaşanacaktı ki ortaya çıkan bu dalga bugün New Wave Of British Heavy Metal olarak adlandırılmakta.

Yine soğuk savaşın yarattığı gerilimin en üst düzeye vurduğu bir zaman. Ayrıca İngiltere de o zamana kadar gelmis en muhafazakar hükümetlerden biri olan Thatcher hükümeti görev başında. Demokrasinin ve insan haklarının beşiklerinden sayılan bir ülkede kelle vergisi alacak kadar dengeleri bozmuş bir hükümet... Dolayısıyla çoğu çeşitli yerden tepkiler alacaktı. Yine dünya geneline bakılacak olursa iki süper güç arasında sürekli artan bir ivmeyle büyüyen gerilim, dinmek bilmeyen savaş çığlıkları... İnsanlar buna da tepki verecekti. 60'ların sonundaki şartlar 70'lerin sonuna gelindiğinde sanki daha bunalımlı bir hal almış ve daha büyük bir çıkmaza girmişti. Dolayısıyla verilecek tepki de on yıl öncesindekine göre daha sert ve şiddetli olmalıydı. NWOBHM da böylesine şartlar sonucu patlayıverdi zaten.

Tüm NWOBHM grupları saf bir protest ruha sahipti. Hepsi hemen her şarkısında dünyada olup bitmekte olan ne kadar yanlış varsa, ne kadar çarpıklık varsa, bunların hepsini ellerinden geldiğince anlatmaya çalışıyordu. Kimisi bunu hiçbir şekle sokmadan, gayet açık ve net bir şekilde söyleyerek yaparken kimisi ise şarkılarında doğaüstü imgelere yer vererek dolaylı bir anlatım yolunu seçiyordu.

Tabii ki HM'in sahip olduğu protest nitelikler çoğu kişiyi ve grubu rahatsız etmekte gecikmedi. Zaaflarından yararlandıkları sistemlerin eleştirilmesi, yaptıkları düzenbazlıkları göremeyen insanların uyanmaya çağırılması bu tip kişileri nasıl rahatsız etmesin ki!? Dolayısıyla HM'in, kurmuş oldukları çıkar ilişkileri için bir tehdit oluşturmaya başladığını gören bu kesimler, HM aleyhinde yaralayıcı girişimlerde bulunmakta tereddüt etmediler.

Öncelikle ise karalama kampanyalarıyla başladılar. HM gruplarının adeta ruh hastası denebilecek kişiler tarafından oluşturulduğu, bunların kan ve vahşet sevdalısı birer zavallı olmaktan öteye gidemediği ve gençliğe çok kötü birer örnek teşkil ettikleri türünden aşağılık ithamlarla HM'in üzerine gittiler.

Oysa ki HM'in amacı kana ve vahşete karşı bir sevda beslemek değil tam tersine dünyada zaten var olan kanı ve vahşeti insanların gözü önüne tüm çıplaklığıyla serebilmekti. Çünkü insanların yanlışları düzeltebilmesi için öncelikle hepsini net bir şekilde görmesi gerektiğine inanıyordu HM.

Karalama kampanyalarıyla da en fazla bir yere kadar gidilebileceğini ama bunun HM oluşumunu temelden sarsamayacağını anlayanlar bu sefer dıştan saldırmaktansa kaleyi içten fethedecek bir yöntem geliştirmeyi tercih ettiler. HM pop kültürünün içine çekilecek ve o kültürün bir parçası haline getirilecekti ve bunun yapılmasında da HM grubu olarak lanse edilen ama gerçekte HM ile pek de bir alakası olmayan birçok grup başrol oynayacaktı. HM içindeymiş gibi görünen birçok trend de bilinçli olarak bu grupların üreyebilmesi için yaratıldı zaten.

Yıllar geçtikçe bu doğrultuda birçok alt tür çıktı. Değişim maskesi altında sayısız grup türetildi. Hepsi protest ruhtan arındırılmış, imaj düşkünü gençlerin ilgisini çekebilmek için tonla zırva ve özenti şeklin içine sokulmuş, HM'in özünden uzaklaştırılmış ama düzenin uşağı plakçılık firmaları istedi diye sırtlarına HM etiketi yapıştırılmış, tonla mantar grup...

Amaç belliydi. HM'i insanlara farklı bir şekilde göstermek ve bu illuzyon sayesinde insanların HM'in aslını unutmalarını sağlamak. Dolayısıyla HM'in o sivri dilinden kurtulmak. Gözleri boyanmaya çalışılan kişilerin HM'in yardımıyla gözlerini açmasının önüne geçmek. Koyunların koyunluğunu baki kılıp, onları eskiden olduğu gibi yalan ve dolanlarla gütmeye devam etmek...

HM'in insanlara sunuluş şekli değistirilse de HM'in özü asla ve asla değişmez. Çünkü HM başlıkta da dediğim gibi asla sadece bir müzik değildir. Eline elektro gitarı alan metalci olmaz. Plak firmalarının yapıştırdığı sahte etiketlerle de olunmaz bu. HM'in özünde gerçekleri görmek vardır. Peşisıra da bu görülenleri sorgulamak. Sorgulama sonrasında da bir takm sonuçlara varmak ve varılan bu sonuçları da toplumun gözleri onune sermek... İşte HM'in özü ve bir HM grubunun yegane görevi. Sound bundan sonra gelir. Olayın sadece sound da bittiğini zannedenler maalesef HM ile doğru dürüst bir ilişki içinde olmayan kişilerdir. İş öncelikle şekilde değil düşüncede... En başta düşünceyi oluşturacaksın, daha sonra da bu düşünceyi en iyi şekilde ifade edebilecek soundu yaratacaksın. Zaten iş böyle olursa "sound nasıl olmalı" sorusu da kendiliğinden cevaplanmış olur.

Savunduğum düşünceyi örneklemek için şimdi çeşitli gruplardan örnek şarkılar yazmak istiyorum. Gerçek HM grupları tarafından üretilen gerçek HM şarkılarına çeşitli örnekler...

ACCEPT - Balls To The Wall
BLACK SABBATH - Sabbath Bloody Sabbath
DEMON - The Plague
DIO - We Rock
GRAVE DIGGER - Inquisition
HELLOWEEN - I Want Out
HOLOCAUST - Death Or Glory
JUDAS PRIEST - Breaking The Law
MOTORHEAD - Live To Win
OZZY - Crazy Train
QUEENSRYCHE - Revolution Calling
RAVEN - Don't Need Your Money
RUNNING WILD - Raise Your Fist
SAVAGE - Dirty Money
SAVATAGE - Agony And Ecstacy
SAXON - Never Surrender
TWISTED SISTER - We're Not Gonna Take It
TYGERS OF PAN TANG - Gangland
WARLOCK - East Meets West
WASP - Headless Children

Tum bunların üstüne HM'i en güzel şekilde tanımlayan objelerden biri olduğuna inandığım "Iron Maiden'in Sanctuary singleının kapak resmini" de örnek verecek olursam sanırım söylemek istediklerimin kafalarda daha iyi şekillenmesini sağlamış olurum. Hatırlayacak olursanız mevzubahis resimde Eddie, duvardaki bir Maiden posterini yırtmış olan dönemin başbakanı Margaret Thatcher'i bıçaklayarak öldürmüştür. HM'in ne denli protest bir yapıya sahip olduğunu göstermek için sadece bu örneği vermek bile yeterli olur sanırım.

HM değişmez, değiştirilemez. Dünyada insanların hayatlarını karartma pahasına genellikle maddi çıkarlar uğruna oynanan kirli oyunlar yok olmadıkça ve daha da kötüsü insanlar bunların farkına varmakta zorlandıkça da HM varolmaya devam eder. Ancak insanlar gözleri önüne sürülen birçok sahte örnek arasından doğruyu ne şekilde seçer bu da tartışılır. Günümüzde gelinen nokta maalesef çoğunluğun oyuna geldiğini ve sahte örneklerin peşinden giderek HM'in özünden uzaklaştığını göstermekte.

Bütün bunları göz önüne alınca, bugün ortada iki çeşit metal türü olduğunu görüyoruz: Birincisi, köklerine sadık ve bu sadakat sayesinde hala o asil HM tavrına ve duruşuna sahip olan grupların ortaya koyduğu tür: adıyla, şanıyla, sadece ve sadece HEAVY METAL! İkincisi ise, sömürü düzeninin, kendisinin hiç de işine gelmeyen şeyler üreten Heavy Metal'i sulandırmak ve bulandırmak amacıyla ortaya çıkardığı trendlerin ürünü olan veya zamanla bir şekilde bu trendlerin içine çekilen grupların ortaya koyduğu tür. Bunun da ismini tahmin etmek, şu sözü hatırlayınca zor olmasa gerek: There are two kinds of metal - Heavy Metal and Bullshit!

Benzer ayrımı yapmak için "It rocks or not" sözünü kullanmak da fayda sağlar. Neyin "it rocks", neyin de "it doesn't rock" başlığı altına konabileceği, yukarda öz bir biçimde anlatılmaktadır...

* Bu yazı turkrock.com forumlarından alınmıştır. Yazarı ile irtibata geçemediğimizden isim yazamıyoruz.

GİZLİ MESLEKLER : YAZILAMA BOZUCULAR

Bir gizli meslekler köşemizde daha sizlerle birlikteyiz. İlk bölümümüz hakkında yapılan olumlu eleştiriler ne kadar faydalı bir iş yaptığımızı bize göstermiş oldu. İkinci yazımızın konusu son zamanlarda popüler olan bir meslek; yazılama bozuculuk.

Belirli günler ve haftalarda olsun, dünya gündemindeki ani değişimler nedeniyle olsun, duvarlarımız sık sık çeşitli yazılamalar ile doldurulmakta (o spreyin çıkardığı sesin verdiği haz hiç bir şeyde yoktur hani). Hatta bazen öyle bir dolmaktaki farklı grupların yazılarını ancak spreyin rengi farklı ise anlayabilmekteyiz. Birde bu yazılamaların okunmaması için çalışan yazılama bozucular bulunmakta.

Yazılama bozucuların, amatörlerden ve üst üste yazıp okunmaz hale getiren gruplardan en büyük farkı yapıtlarına adeta sanatsal bir atmosfer katmaları. Kesinlikle kaba yöntemler kullanmıyorlar; ne üste boya atmak ne de su ile çıkarmaya çalışmak. Yapıtları önceden yazılmış olan yazılama ile aynı renkte sprey ile yapılıyor, bazıları Eski Mısır hiyerogriflerine benzeyen, bazıları bir mizah dergisinden fırlamışa benzeyen yüzlere çevrilmiş halde.

Yazılama bozucular sadece mizahi olarak yazı bozum ile uğraşmıyor aynı zamanda içinden farklı bir anlam çıkartmak gibi ayrı bir yetenek gerektiren bölümdede hizmet veriyorlar. Buna en güzel örnek herhalde "Kurban Cinayettir" yazısındaki "cin"i çıkartıp "kurban ayettir" şeklindeki yaratıcılıktı. Henüz profesyonelleşmemiş bir anlam çıkartıcı ise "Hamasa selam, direnişe devam" yazısını "selam, devam" şeklinde değiştirerek ilerisi için umut vermişti.

Koyaanisqatsi Fanzin yine bir ilke imza atarak, bir yazılama bozucu ile röportaj yapıyor. (K : Koyaanisqatsi Fanzin Muhabiri, Y : Yazılama Bozucu)

K : Selamın Aleyküm
Y : Aleyküm Selam kardeş
K : Yaratıcılık gerektiren bir işiniz var. Bu iş için eğitim aldınız mı?
Y : Hayır eğitim almadık. Aslında biz kaba yöntemlerle bu işi yapıyorduk ama bir gün bir arkadaşımız can sıkıntısından şu anda yaptığımıza benzer bir şey yaptı. Arkasından kitleler halinde yazılama bozuculuk yayıldı. Bir bakıma içimizdeki cevheri keşfettik.
K : Daha öncede yapıyorduk dediğinize göre sanırım bir yere bağlı çalışıyorsunuz, nereye bağlısınız?
Y : ... (susar)
K : Peki maaşınız yeterli mi?
Y : Ülkenin şartlarını görüyorsun, bizde daha iyi durumda değiliz. Geçen bir yazı görmüştüm, "insanca yaşamak için : isyan! devrim! anarşi!" diye. İsyan edesim geldi sonra yazıyı bozdum.
K : Haklarınızı almak için uğraşmıyor musunuz?
Y : Uğraşmasına uğraşıyoruzda ne oluyor; ben bir şey yazıyorum, başka bir meslektaşım geliyor yazıyı bozuyor. Hatta bazen kendi yazısını bile bozanlar çıktı.
K : Günde kaç yazı bozuyorsunuz?
Y : Duruma göre değişiyor. Mesela NATO zirvesi sırasında çok yoğun çalıştık. Günde 20 yazı bozduğum oldu. Ama, afiş sökücülerin haline acıyorduk genede. Asılan afişi 2-3 saat geçmeden sökmek için çabalamak zorundaydılar. Şimdi işler sakin, bahara doğru açılır gene. 1 mayıs falan işte bilirsin... Umarım savaş falanda çıkmaz, biz yazı bozucular olarak savaşa karşıyız. Bush okuyacaksa bu röportajı ona bi çift lafım var, akıllı olsun, onun yüzünden sabah akşam çalışmak zorunda kalıyoruz..!
K : Mutlak okuyacaktır.. Belirli figürleriniz var mı yazı bozarken. Size özgü..?
Y : "O" harfleri genellikle yüz şeklinde yapılır. Benimkiler hariç. Ben futbol topu şeklinde yapıyorum. Herkesin kendi böyle figürleri vardır. Dedik ya bu bir sanat. Bu arada Galatasaraylıyım.
K : Ne güzel.. Sizce 100. yılında.. Pardon, yazı bozum dışında bir sanat dalı ile uğraşmayı düşünüyor musunuz, resim gibi..
Y : Emekli olunca Sultanbeylide resimler yapmayı planlıyorum. Malum Marmaris'e gitmek bizim için zor..
K : Röportaj için teşekkürler
Y : Ben teşekkür ederim, nerede yayınlanacaktı?
K : Koyaanisqatsi Fanzinde yayınlanacak
Y : Koo-yaa-niss ne.. Tanıdık geldi bu saçma isim (listesine bakar). Yoksa Şirinevlerdeki yazıyı.. (sonra ne dediğini aktaramıyorum, o sırada olay yerinden uzaklaşmıştım)


Land Of The Free (Gamma Ray - Land Of The Free)
Adı Power metal ile birlikte anılan, bu türün yaratıcısı denilen Helloween'den 1989 yılında ayrılan Alman gitarist ve vokalist Kai Hansen, Gamma Ray adlı power metal grubunu kurdu. Gamma Ray bugüne kadar biri konser, biri de best of albümü olan toplam 9 albüm yayınladı. "Land Of The Free" parçası 1995 yılında aynı adlı albümde yeralmakta.

Somewhere in desert of the void
Beyond the wall
We're the last survivors
We're the ones who'll never fall
Men inside the circle, leave the night!
Darkness all around us,
Not a single beam of light
We all have is our faith
No will to win this fight
The time has come to break the outer wall

Grab your heart, I'll show you the way,
Now hold your head up high

High above, at the edge of the world
We're searching for glory and peace
When the time has come, you will see
Our return to the land of the free

Men inside the circle,
Tell me what you feel and see
Delusions of reality,
The mirror of your dreams

Hold your ground
And I'll show you the way
Now hold your head up high

High above, at the edge of the world
We're searching for glory and peace
When the time has come, you will see
Our return to the land of the free

And when the cracks appear, upon the wall
We know the moment's here to see it fall
And as the sunlight appears again in our sky
No wall, no more, no more will darken our life

High above, at the edge of the world
We're searching for glory and peace
When the time has come, you will see
Our return to the land of the free
Our return to the land of the free
Boşluğun çölünde bir yerde
Duvarın ötesinde
Bizler son hayatta kalanlarız
Bizler asla düşmeyecek olanlarız
Çemberin içindeki insanlar, geceyi terkedin!
Karanlık hepimizin çevresinde,
Tek ışık parıltısı yok olabilir
Biz hepimiz kendi kaderimize sahibiz
Bu kavgada kazanan olmayacak
Dıştaki duvarı kırmanın zamanı geldi

Kalbini yakala, sana yolu göstereceğim,
Şimdi başını yukarıda tut

Yukarıda, dünyanın kenarında
Şan ve barış arıyoruz
Zaman geldiğinde, göreceksin
Özgür topraklara dönüşümüzü

Çemberin içindeki insanlar
Ne hissettiğinizi ve gördüğünüzü anlatın
Gerçekliğin aldatmaları,
Rüyalarının aynası

Yerini tut
Ve ben yolu göstereceğim
Şimdi başını yukarıda tut

Yukarıda, dünyanın kenarında
Şan ve barış arıyoruz
Zaman geldiğinde, göreceksin
Özgür topraklara dönüşümüzü

Ve çatlamalar göründüğünde, duvarın üzerinde
Onun yıkılışını göreceğimiz anı biliyoruz
Güneş ışığı göğümüzde tekrar görünürken
Hiç bir duvar, başka hiçbir şey, başka hiçbir şey hayatımızı karartamayacak

Yukarıda, dünyanın kenarında
Şan ve barış arıyoruz
Zaman geldiğinde, göreceksin
Özgür topraklara dönüşümüzü
Özgür topraklara dönüşümüzü
anarşi (dünyanın tüm dillerinde) 1.özgürlük... 2.eşitlik, 3.dayanışma, 4. örgütlü yaşam...
5.bir başka yaşam biçimini gerektirmeyen yaşam durumu